Zirvedeki Kavga?

18 Şubat 2010 Yazan admin  
Kategori Haber, Manşet

Zafer Üskül, Balçiçek Pamir’e konuştu

Balçiçek Pamir’le Söz Sende’nin bugünkü konuğu TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Zafer Üskül yaşanan son yargı kriziyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Balçiçek Pamir’in son yargı kriziyle ortaya çıkan tabloyu nasıl değerlendirdiği ile ilgili sorusuna şu cümleyle cevap verdi: “Bu tablo demokrasi yanlılarıyla demokrasiye karşı olanların iktidar savaşını gösteriyor.”

Prof. Üskül programda ayrıca AK Parti’nin yargıyı denetim altına almaya çalıştığı iddialarını yanıtlarken iktidarın, tam tersine elindeki imkanları bile kullanmayarak devretmesinin bunun aksini kanıtladığını şöyle anlattı: “Siyasi iktidar yargıyı denetim altına almak istiyor, bu bir iddia ama somut bir şekilde bir kanıt yok ortada. Bunun böyle olmadığını ben size bir kanıtla göstereyim: Mesela Anayasa’mızın HSYK ile ilgili 159. maddesinde şöyle bir hüküm var: “Adalet Bakanı HSYK’nın ilk toplantısında onaya sürülmek üzere, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, hizmetin aksamaması için hakim ve savcıları geçici yetki ile görevlendirebilir.” Ben bunu çok eleştirdim öğretim üyeliği sırasında çünkü herhangi bir davayı etkilemek istediğinizde hakimle temas kurarsınız bir tepki gösterirse hakimi geçici görevle gönderirsiniz başka bir yere, yerine başka bir hakim görevlendirilir. Bu oldu. Özal döneminde bu yetki kullanıldı. AK Parti döneminde benim bilgim dışımda olabilir ama kullanıldığını hatırlamıyorum. Bu hüküm HSYK’nın 20.maddesinde de var sanırım ama AK Parti 2005 yılında HSYK’nın 115. maddesini değiştirmiş. Orada Adalet Bakanlığı’na verilen bu yetkiyi Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcısı kullanır biçiminde bir değişiklik yapmış.AK Parti’nin Adalet Bakanı bu yetkiyi kullanmıyor bunu savcıya veriyor. Doğrusu da bu.”

Prof. Üskül anayasa değişikliği ile ilgili değerlendirmelerini anlatırken yargının buna direnç gösterdiğini de anlattı: En küçük bir olayda Anayasa değişikliğinde Türkiye’de yer yerinden oynuyor. Türkiye AB’ye aday bir ülkedir. AB standartlarına uygun olmayan başka bir Anayasa yapamaz Türkiye, istese de yapamaz, yoksa dışlanır. Türkiye bunu yapmıyor değil yapıyor ama bir direnç de var, şu sıralar yargıda bu direnç görülüyor.”

Prof. Üskül, Türkiye’de yaşanan son krizin de kurumların görev ve yetki alanlarından çıkmalarından kaynaklandığını söyledi: “Avrupa ülkeleri demokrasilerinde belirli bir olgunluğa eriştiler. Dolayısıyla yargı organından veya herhangi bir kurumdan kaynaklanan sorunlar yaşanmıyor, siyasetçinin görev alanı belirli ne yapacağını biliyor ve yapıyor. Öbür kurumlar da kendi görev alanlarında çalışmalarını sürdürüyorlar ancak her hangi bir kurum kendi görev ve yetki alanının dışına çıktığı anda sorun ortaya çıkıyor. Türkiye’de de ne yazık ki bunu çok sık yaşıyoruz. İster istemez karşılaştırma yapacağız çünkü bizim hedefimiz o gelişmiş demokrasi standartlarına ulaşmak değil mi

Yorumlar



Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!