Efsane mankenler yıllar sonra birarada
Podyuma çıkmasalar da hâlâ ekranlarda görmeye devam ettiğimiz eski mankenleri HT Pazar biraraya getirdi

EFSANE MANKENLER YILLAR SONRA BİRARADA
Onlar bir dönemin efsane mankenleriydi. O jenerasyondan sonra mankenlik mesleği de zaten giderek başka şekillere büründü, farklılaştı. Podyuma çıkmasalar da hâlâ ekranlarda görmeye devam ettiğimiz eski mankenleri HT Magazin biraraya getirdi.
HT Pazar- Aynur Erdem
Güner Özkul “Mankenliğin özünde teşhircilik var”
Çok uzun yıllar sürdürülemeyen bir meslek mankenlik. Erken
yaşta başlanıyor, yaşlanmadan emekli olunuyor. Ünlü oyuncular Münir Özkul ile Suna Selen’in kızı Güner Özkul da ilk kez 1987’de podyuma çıktı ve 2000 yılında, 30’larının başında mankenliği bıraktı. 43 yaşındaki Özkul, artık sunuculuk ve oyunculuk yapıyor. Son dönemde, bankadan aldığı spermle hamile kaldığı için de gündeme geldi. Ancak bu konu hakkında kesinlikle konuşmak istemiyor.
- Mankenliği bıraktınız, şu aralar neler yapıyorsunuz?
Şu anda sekiz aylık hamileyim ve tüm işsiz oyuncular gibi seslendirme yapıyorum. Mimar Sinan Üniversitesi’nde sinema alanında doktoraya devam ediyorum.
- Bu meslek neden sizin döneminizdeki gibi itibar görmüyor
artık?
Çünkü tekstil sektörü de öldü. Podyum mankeni olarak bu durumdan etkilendik. Biz işimizle gündeme geldik, şimdiyse herkes kendini göstermek için olmadık şeyler yapıyor.
- Sizin döneminizde de olurdu ama şimdi mankenlik, oyunculuk için bir basamak gibi kullanılıyor.
Ben zaten oyuncu bir aileden geliyorum. Ama bu işlerin pek farklı olduğunu düşünmüyorum; hepsinin özünde teşhircilik yatıyor.
- Gelecek planlarınız neler?
Oyunculuğa ve sunuculuğa devam edeceğim.
Aylin Arasıl “Şimdi herkes bir dakikalık ün peşinde”
Aylin Arasıl bu ekip içinde en kıdemli manken. Şu sıralar Unutulmaz adlı dizide rol alıyor ve hala zaman zaman podyuma
çıkıyor.
- Mesleğe nasıl başladınız ve şimdi neler yapıyorsunuz?
15 yaşımdan beri mankenlik yapıyorum. Şu anda 11’inci dizim olan Unutulmaz ile uğraşıyorum. Çok farklı dönemlere şahitlik ettim. Hayat çok değişti, artık işiyle gündeme gelen insanlar zor bulunuyor. İnsanın önce kendine saygısı olmalı. Bir dernek kuralım dedik, yedi kişi birbirimizi yedik, olmadı! Dernekle hakkımızı daha iyi savunurduk, kimse ezilmezdi.
- Sizin döneminizde de tanıtım mankenleri ön planda mıydı?
Hayır. Podyumda her şeyi yaparsın. Ama şimdi sokaklarda, marketlerde mankenlik yapılıyor. Magazinel durumlar aldı başını gidiyor, ben olabildiğince dışında duruyorum. Seyirci olarak görmek istediğim şeyleri yapıyorum. Bu bir duruş meselesi.
- Kimlerdi sizin dost olarak gördüğünüz isimler?
Buradakiler dışında Sibel Savacı ve Gülay Öztürk’ü de sayabiliriz. Sektör değişti, teknoloji değişti; biz grup olarak oyunlar oynardık, şimdi öyle bir dost grubundan bahsetmek mümkün değil. Herkes birbirini yiyor.
- Bu farkın ana sebepleri neler?
İş yok, firma yok. Firmalar yabancı manken tercih ediyor. Boğaz tokluğuna çalışılıyor ve doğal olarak başka işlerle uğraşılıyor. 15 yaşındaki kızlar artık kocaman görünüyorlar. Tüketici kitle şimdiden onlar. Herkes bir dakikalık ün peşinde. Anneler, ruhsal gelişimlerini hiçe sayarak, çocuklarını yarışma yarışma gezdiriyorlar. Değişen dünya!
Ceylan Saner “Ahlaksız teklife inanmıyorum”
Podyumların ‘asil’ mankeni Ceylan Saner, 1991’de başladığı mesleğe 2000’lerin başında veda etti. Annesi eski Türkiye güzellerinden olan Saner, özel gecelerde sunuculuk yapıyor.
- Mankenliğe isteyerek mi başladınız?
Çok severek başladım. Bir kere annem vardı önümde, çok güzel bir örnek olarak. Hala özel işler için podyuma çıkıyorum.
- Sizin döneminizle şimdiyi karşılaştırınca nasıl saptamalar yapıyorsunuz?
Biz çok iyi yıllar geçirdik arkadaşca. Mesleğe şimdi başlayanlar bundan mahrum. O dönem bu işten para kazanıyorduk, şimdiyse podyumdan kazanılan parayla yaşamak zor olduğu için ek işler yapılıyor. Sektör ve ajanslar da değişti, yıprandı. Bizim zamanımızda çok defile olurdu, bazen yetişemezdik. Ciddi bir zamanı diğer mankenlerle beraber geçiriyorduk; hep güle oynaya giderdim. Ama şimdi ekip işi yok.
- Oyunculuğu düşünmediniz mi hiç?
Denk gelmedi. Oyunculuk çok ciddi bir iş, içimden kendi mesleğim dışında başka bir şey yapmak da
gelmedi. Daha çok televizyona özel işler yapmayı tercih ettim.
- Yeniler için ne dersiniz?
Sadece mankenlerin değil hayatın da giderek dejenere
olması, onları garip hallere getirdi. Her şey daha maddesel, maneviyat kayboldu. Ben hep “Herkes manken biz modeliz”
diyorum.
- Hiç ahlaksız teklif aldınız mı?
Ahlaksız tekliflere inanmıyorum, başıma böyle bir şey gelmedi. Bu, insanın kendisiyle ilgili. Sen kendini
bildikten sonra kimse böyle bir şeye cesaret edemez.
Deniz Pulaş “Amsterdam’da beni Hollandalı sanıyorlar”
Sözümüz meclisten dışarı, şimdiki mankenlerin çoğu cebi şişkin erkeklerle takılıyor, evlilikleri bir ay sürüyor, boşanmaları ise yarım saat. Eskilerden 42 yaşındaki Deniz Pulaş’ın tercihleri ise tamamen farklı. Bir süre önce bankada çalışan ‘sıradan bir erkek’le evlenip çocuk yaptı. Geçtiğimiz yıl da ailecek Hollanda’ya yerleştiler. Pulaş’ı İstanbul’a tatile geldiğinde yakaladık. Çekimlere kızı Nehir’i de getirdi.
- Eşinizin işi dolayısıyla Amsterdam’a yerleştiniz, mesleği
o yüzden mi bıraktınız?
Ben bırakmadım, meslek beni bıraktı. Ama sene de bir de olsa, Yıldırım Mayruk için veya bazı özel defilelerde podyuma çıkıyorum. Tamamen bıraktım diyemem. En son, Ezo Gelin dizisinde oynadım ve bir yarışmada jüri üyeliği yaptım. Bir de tiyatro oyununda rol aldım; burada olsaydım devam edebilirdim.
- Amsterdam’da günler nasıl geçiyor, alışmak zor oldu mu?
Taşınmak zor olmadı, eşimin kariyerini düşündük. Nehir
İngilizce eğitim veren bir okula gidiyor. Ben de Nehir gelene kadar internetten gazete okuyor, msn’de arkadaşlarla konuşuyor ve evle ilgileniyorum. Hollandalılar beni kendilerine benzetiyorlar. Bazen turistler Hollandalı sanıp bana yol soruyor.
- Sizin döneminizde işler nasıl yürürdü?
Biz işimizle ön plandaydık. Gelirdik, ne verirlerse giyinip
podyuma çıkar ve işimizi yapardık. Sonra da evimizin yolunu tutardık. Meslekteki alaturkalaşmanın nedeni, yozlaşma. Bizim dostluklarımız da çok iyiydi. Mankenlerden kurulu voleybol takımımız bile vardı.
- Hollanda’da bu bu işler nasıl yürüyor, hiç araştırdınız mı?
Oradaki moda sektörünü pek bilmiyorum. Ben hep işimi
Türkiye’de yapmak istedim. Zaten 22 yaşında mankenliğe başladım, yurtdışına gitmek için biraz geçti.




Yorumlar
Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!