AB’den Türkiye’ye övgü!
Raporda, ”Antitröst ve birleşme-devralmaların kontrolü alanındaki uyum bağlamında Türkiye iyi bir sicile sahiptir. Rekabet Kurumu antitröst kurallarını yeterli seviyede bir bağımsızlıkla, etkili bir şekilde uygulamaktadır. Devlet yardımları konusunda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir” denildi.
A.A muhabirinin edindiği bilgiye göre, ilerleme raporunun rekabet faslında, rekabet politikasının antitröst alanında ileri düzeydeki uyumu temelinde, Türkiye’nin bu alanda bir takım yeni ilerlemeler kaydettiği belirtildi.
Rekabet Kurumu’nun birleşme-devralmalar hakkında uygulamaya yönelik olarak çıkardığı mevzuat sayesinde, AB birleşme-devralma kuralları ile daha fazla uyum sağlandığına dikkat çekilen raporda, şöyle denildi:
”Rekabet Kanunu halen, toplam pazar payı yüzde 20′nin altında kalan bankacılık birleşme ve devralmalarını kapsamamaktadır. Türkiye henüz yatay işbirliği anlaşmaları ve de minimis kurallarına ilişkin müktesebatı da iç hukukuna aktarmamıştır. Türkiye’nin halen kamu teşebbüsleri ile münhasır ve özel haklara sahip teşebbüsler hakkında birtakım kuralları iç hukuk sistemine aktarması beklenmektedir. Rekabet Kurumunun idari kapasitesi genel anlamdaki yüksek seviyesini hala korumaktadır. Rekabet Kurumunun idari ve işlevsel bağımsızlığı yeterli olmaya devam etmekte olup, personelinin eğitimine üst seviyede önem vermektedir.”
OTOMOTİV VE BANKACILIK SEKTÖRÜNDEKİ KARARLAR
Kurumun ayrıca özellikle bankacılık ve otomotiv sektörlerinde aldığı bir takım önemli kararlar sayesinde rekabet kurallarının uygulanması konusundaki sicilini güçlendirdiği vurgulandı.
DEVLET YARDIMLARINDA ÖNEMLİ İLERLEMELER KAYDEDİLDİ
”Devlet yardımları konusunda önemli ilerlemeler kaydedildiği söylenebilir” denilen raporda, Devlet Desteklerinin İzlenmesi ve Denetlenmesi hakkında Kanunun kabul edilmesini takiben devlet yardımı programlarına ilişkin gayrı resmi bir envanter oluşturulduğu ve Devlet Desteklerini İzleme ve Denetleme Kurulu atandığı hatırlatıldı. Halihazırda bir eğitim müfredatının uygulandığı belirtilen raporda, Kurulun kuruluşunun halihazırda tamamlandığı ve kurulun ilgili uygulama mevzuatını hazırlamaya başladığı kaydedildi.
Özellikle alınan toplam yardım miktarlarına ilişkin tavan seviyeler öngörülmesi suretiyle, Temmuz 2009′da kabul edilen ekonomiyi canlandırma tedbirleri başta gelmek üzere Gümrük Birliği Kuralları ile, ayrıca serbest bölgelere ilişkin rejim ile uyum sağlanmasına yönelik olarak birtakım programlara halen ihtiyaç duyulduğuna işaret edilen raporun, sonuç bölümünde şu değerlendirmede bulunuldu:
”Antitröst ve birleşme-devralmaların kontrolü alanındaki uyum bağlamında Türkiye iyi bir sicile sahiptir. Rekabet Kurumu antitröst kurallarını yeterli seviyede bir bağımsızlıkla, etkili bir şekilde uygulamaktadır. Devlet yardımları konusunda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
Özellikle, Devlet Desteklerini İzleme ve Denetleme Kurulu oluşturulmuştur. Bununla birlikte, mevcut Devlet yardımları programlarının uyumlaştırılması konusunda daha fazla çalışma yapılması gereklidir.”
REKABET KURUMU BAŞKANI KALDIRIMCI
Rekabet Kurumu Başkanı Nurettin Kaldırımcı da A.A muhabirine rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, ”Avrupa Komisyonu’nun tespiti bir hakkın teslimidir, kurumumuzun başarılı olduğunun bir bakıma yabancı gözlemciler tarafından kabul edilmesidir, teyit edilmesidir. Bu bizi sevindirmektedir” dedi.
Avrupa Komisyonu’nun öteden beri Türkiye ile ilgili olarak hazırladığı raporlarda genellikle Rekabet Kurumu hakkında olumlu kanaatler bulunduğunu belirten Kaldırımcı, bu anlamda daha da başarılı olmak, eksiklikleri gidermek için çabalarına devam ettiklerini ifade etti.
Bu zamana kadarki raporlarda devlet destekleri ile ilgili bir mevzuatın olmadığı ve uygulamanın bulunmadığı yönünde bir eleştiri olduğu hatırlatan Kaldırımcı, geçen yıl devlet desteklerinin izlenmesi denetlenmesine dair kanun çıktığını ve bir genel müdürlük bünyesinde kurul oluşturulduğunu kaydetti.
Kaldırımcı, ”Şimdi eskiye göre Türkiye rekabetçi açıdan daha çok sistemini tamamlamış durumunda, mevzuat itibariyle uygulamaların da bu yönde, en kısa sürede hem antitröst tarafıyla hem devlet yardımlarının izlenip denetlenmesi boyutuyla gelişeceğini bekleyebiliriz” diye konuştu.
Kurumun baştan beri rekabet anlamında bulunduğu gündemi yakından takip ettiğine ve rekabet hukuku konusunda en başarılı ülkelerde olup bitenleri izlediğine dikkati çeken Kaldırımcı, bu kapsamda çalışanların eğitimine de büyük önem verdiklerini söyledi.
Kaldırımcı, ”modern dünyadaki rekabetle ilgili gelişmeleri takip ederek biz de kendi ülkemizde yapmamız gerekenleri ortaya koymaya çalışıyoruz” dedi.
Altın Portakal’da bol mesajlı gece
Altın Portakal Film Festivali’nin Cuma gecesi gerçekleşen ödül töreninde, En İyi Film ödülünü “Güzel Günler Göreceğiz” adlı film kazandı. “Zenne” filminin 5 Altın Portakal kazandığı gecede ödüller kadar mesajlar da konuşuldu.
‘ZENNE’ CİNSİYET AYRIMCILIĞINA KARŞI
“Zenne”nin yönetmenleri M. Caner Alper ve Mehmet Binay, “Projemize destek için Kültür Bakanlığı’na başvurduğumuzda, filmimizin destek vermeye uygun olmadığı cevabını aldık. Bugün aldığımız ödülün, ilahi bir adalet olduğuna inanıyorum. Din, dil, ırk, cinsiyet fark etmeksizin aynı Tanrı’nın çocuklarıyız. Dürüstlük bazen öldürebilir, Ahmet Yıldız kardeşimiz bu yüzden öldürüldü. Kimliklerimizi saklamadan yaşayabileceğimiz bir Türkiye hayal ediyoruz” dediler.
“Güzel Günler Göreceğiz” filmiyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü alan Nesrin Cevadzade, ödülünü Sovyetler yıkıldıktan sonra dünyanın dört bir yanına dağılan bütün güzel ve yalnız kadınlara adadığını söyledi. “Yürüyüş” filminin ödülünü alan yapımcısı ve senaryo yazarı Selamo (Abbülselam Kılgı) “Kürtçe film yaptığımız için festivalde kendimizi öteki gibi hissettik” dedi. 12 Eylül dönemine tokat atmak istediklerini söyleyen Selamo, “Yıllardır bu ülkede Kürtlerin dili ve müzikleri yasaklandı, asimile edildi. Şimdi bunlar kabul ediliyor, ne yazık ki 30 yıl önce bunu kabul edebilseydik her şey farklı olurdu. Birbirimizi ötekileştirmeden kardeşçe yaşamak istiyoruz” şeklinde bir konuşma yaptı.
“Geriye Kalan” ile En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Devin Özgür Çınar “Bu ödülü bu ülkede kendini öteki olarak hisseden ve hissettirilen herkes adına alıyorum” dedi. “Zenne”deki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü paylaşan Tilbe Saran konuşmasında şunları söyledi: “Bu ödül vicdana gitti. Oynadığım karakterin adı Sevgi’ydi, bu ödül sevgiye gitti. Sanat toplumun vicdanıdır
Terim zeminden şikayetçi
“Son dakikalarda gelen galibiyetin sıkıntılı olması normal çünkü aklımızda olmayan 2 değişiklik yaptık. Saha zemininden dolayı oldu bu değişiklikler ve bizi bir hayli etkiledi. Milli takıma oyuncu vermek gurur verici ama döndüklerinde yorgun oluyorlar bunun da tesiri var. Her maç bizim için önemli bir mesaj bu maçtan da futbol adına önemli mesajlar aldık.
Hatalarımız oluyor yeni bir takımız ve karşımızda Anadolu’nun 2. şampiyonu Bursa var. Önemli bir takımla şehriyle bütünleşmiş bir takımla oynadık. Dolayısıyla kolay olmadı ilk 45 dakikada pozisif anlamda söylenecek çok şey var. İkinci yarıda zaman zaman negatif oynadık.
Seyircilere bizi yanlız bırakmadıkları için teşekkür ediyoruz bu galibiyet onlara hediye olsun yanımızda oldular.
Oyun analiz edilebilir ama çok zevkli bir maç oldu Galatasaray’ın 3 puana ihtiyacı vardı. Bugün 45 dakika iyi oynadık ama yarın oynadığımız oyunu daha uzun sürelere yayacağız. Birbirini tanımayan oyuncularla oynuyoruz oyunu güzelleştirme adına bir şeyler yapıyoruz ama bazen planlarımız tutmuyor.
Yediğimiz gol gibi bir gol görmedim ama futbolda bunlar da var. Her maç bizim için bir mesaj taşıyor. Taraftarımız bizi zaman zaman maruz görürse mutlu oluruz. Biz kötü günlerden çıkan bir camia olarak ayağa kalkmaya çalışıyoruz.
İleriki günlerde daha iyi olacağız ama bu günlerde böyle sıkıntılı maçlar olabilir. Oyuncularımı tebrik ediyorum” dedi.
Sercan’la ilgili de konuşan Terim, “21 yaşındaki bir gençten bahsediyoruz yardımcı olacağız tabii ama önce kendisi yardımcı olmamız için bu isteği gösterecek. Atılacak 100 tane yer var o ama Sercan orayı tercih etti. 1-1 bitse de 2-1 bitse de eleştirecek, ya da olması gerekenin nasıl olacağını izah edeceğiz.
Centilmence dışarı atılan bir topun gol olduğu görülmemiştir. Ona da tecrübe olacak ama ben de bunu daha önce görmedim. Sercan yeteneklerini gücüyle birleştirip bulunduğu yerin farkına varması gerekir. Kadro istikrarını korurken 25 kişiyle oynamaya çalışıyoruz. Bugün 9 dakika 10 dakika kala Baros oyuna giriyor ve elinden geleni yapıyor ben böyle bir takım istiyorum Sercan dan bu zihniyette olup bu şekilde katkı vermelidir.
Kazım ve Engin’in sakatlıklarına da değinen Terim, “Umarım Kazım’ın ağır bir durumu yoktur arka adalesinde bir problem var umarım 2 güne aramızda olur. Enginin de forma kavgası sürüyor ve Engin’in oynayacağını düşünüyorum. Saha bugün bizi üzdü herhalde ona da bir çare bulunacak. Sakatlıklar ciddi olursa da yapacak bir şeyimiz yok diğer oyuncularımız forma giymek için hazır” dedi.
Yüzükler yeniden parmakta
Dosta düşmana karşı el ele mesaj! Tuba Ünsal ile Murat Pilevneli’nin evliliğinin üzerinde kara bulutlar dolaştığı haberi geçtiğimiz günlerde magazin gündemine bomba gibi düştü.
Kızları Sare’yle birlikte mutlu bir aile tablosu çizen çiftin boşanacağı dedikodular Ünsal’ın Twitter’a yazdığı “Yeni bir ev” Tweet’iyle alevlendi. Pilevneli’nin parmağında evlilik yüzüğü olmadan çekilen fotoğrafları her şeye tuz biber ekti.
haberimiz keşke yanlış olsa
TRT Genel Müdürü Şahin, kasım ayında dolacak olan görev süresi öncesinde basın mensuplarıyla kahvaltılı basın toplantısında bir araya geldi.
Toplantıda basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevaplayan TRT Genel Müdürü Şahin, ilk önce TRT tarafından verilen Murat Karayılan’ın İran tarafından yakalanmasıyla ilgili haberler soruldu. TRT olarak terör örgütü ile ilgili haberleri yalın vermeyi tercih ettiklerine dikkat çeken Şahin, Karayılan’ın yakalanmasıyla ilgili gelen bir haberi ‘çek’ ettirdikten sonra “Murat Karayılan’ın yakalandığı belirtiliyor” gibi kesin olmayan bir ifade ile verdiklerini bildirdi. Karayılan’ın yakalandığına yönelik istihbaratları bulunduğunu aktaran Şahin, “Yavaş yavaş doğruluğu çıkıyor. Keşke haberimiz yanlış olsa.” diye konuştu. Karayılan’ın yakalandığına ilişkin ses kaydı ve görüntü olduğuna dair bilgi edindiklerini aktaran Şahin, ses ve görüntüleri edinmek için yaptıkları girişimlerin sonuçsuz kaldığını dile getirdi.
Türkiye’de suç olan bir konunun İran hukuku açısından suç olamayabileceğine vurgu yapan Şahin, zaten Karayılan’ın Tahran yakınlarında bir hastanede tedavi olduğu ile ilgili haberlerin de medyada yer aldığına dikkat çekti.
izinsiz gösteride olaylar çıktı
Korsan gösteri yapan bölücü örgüt yandaşları çöp konteynerine koydukları bombayı uzaktan kumandayla patlattı, 2’si ağır 4 polis ile 2 vatandaş yaralandı
Adana’da korsan gösteri yapan bölücü örgüt yandaşları çöp konteynerine koydukları parça tesirli bombayı patlattı. Patlamada 2’si ağır 4 polis memuru ile 2 vatandaş yaralandı. Polis, saldırıyı düzenleyenlerin yakalanması için çalışma başlattı.
Seyhan ilçesi Dağlıoğlu Mahallesi Obalar Caddesi üzerinde bölücü örgüt yandaşı çoğu çocuk 50 kişilik grup, öğleden sonra yasadışı sloganlar atarak yolu kapattı. Çevik Kuvvet ve Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin bölgeye gelmesi üzerine göstericiler, polis memurlarına taş, havai fişek ve molotof kokteyl attı. Polisin müdahalesi sırasında, göstericiler, polislerin bulunduğu bölgedeki çöp konteynerinin içine koydukları parça tesirli bombayı uzaktan kumandayla patlattı. Patlama sırasında çöp konteynerinin yanında bulunan Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli 4 polis memuru yaralandı. 2 polis memurunun durumunun ağır olduğu belirtildi. Durumu ağır olan polisler Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’ne götürüldü. Diğer polis memurları ise Çukurova Devlet ve Numune Hastaneleri’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Adana Valisi Hüseyin Avni Coş ve Emniyet Müdürü Mehmet Avcı, hastaneye giderek yaralı polis memurlarını ziyaret edip durumları hakkında bilgi aldı. Vali Coş, Çukurova Devlet Hastanesi’nde yaralı polisi ziyaret ettikten sonra yaptığı açıklamada patlamada 4 polis ile 2 vatandaşın yaralandığını, polis memurlarından 2’sinin durumunun ağır olduğunu söyledi.
Polis telsizinden ağır yaralı polis için kan bağışında bulunulması yönündeki anons üzerine çok sayıda polis, kan vermek için Balcalı Hastanesi Kan Merkezi’ne akın etti. Patlama yerinde inceleme yapılırken göstericiler eyleme devam edip polise taş ve molotofla saldırmayı sürdürdü. Çevik Kuvvet polisleri panzerlerle tazyikli su sıkarak göstericilere müdahale etti. Polisin gözyaşartıcı bomba kullanması üzerine göstericiler ara sokaklara kaçtı.
Patlamanın ardından operasyon başlatıldı. Patlamanın olduğu mahalleye giriş çıkışlar kontrol altına alınırken; bazı şüpheli kişilerin gözaltına alındığı bildirildi.
TUNCELİ’DE ÖZEL HAREKAT NOKTASINA SİLAHLI SALDIRI
Tunceli’de PKK’lı teröristler tarafından özel harekat polislerinin kaldığı güvenlik noktasına uzun namlulu silahlarla saldırıda bulunuldu. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmadı.
Tunceli Merkez Esentepe Mahallesi’nde bulunan özel herakat timlerinin kaldığı noktaya akşam saatlerinde bir grup PKK’lı terörist tarafından uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Özel harekat timlerinin saldırıya anında karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Yaşanan kısa süreli çatışmada ölen ya da yaralanan olmadı. Teröristlerin karanlıktan faydalanarak ormanlık alana kaçmasıyla birlikte bölgede hava destekli operasyon başlatıldı.
Türkiyeyi Tehdit Etti.!!!
Güney Kafkasya ziyareti kapsamında Ermenistan’a gelen Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını desteklediklerini belirterek, bu iddiaların kabul etmeyenlere cezai işlem uygulanmasını amaçlayan yasa taslağı hazırlayabileceklerini söyledi.
Erivan’daki temaslarına 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını yansıtan Tsitsernakaberd anıtını ziyaret ederek başlayan Sarkozy, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’nin tarihiyle yüzleşmesi gerektiğini iddia ederek, Türkiye’nin yıl sonuna kadar Ermeni iddialarını kabul etmemesi durumunda “başka girişimlerde de bulunacaklarını” söyledi. Sarkozy, ”başka girişimler” arasında Ermeni iddialarının kabul edilmemesine cezai yaptırım uygulanmasını sağlayacak yasa tasarısı hazırlamanın da bulunduğunu söyledi.
Anıta çelenk bırakan Sarkozy, anıt özel defterine de Ermeni iddialarına ithafen “Fransa unutmuyor” ifadesini kaydetti.
AA




