japonlarin son icadı

24 Haziran 2010 Yazan kursun  
Kategori Manşet, Spor

2010 Dünya Kupası E Grubu’nda Japonya, müthiş bir futbol sergilediği maçta Danimarka’yı 3-1 yendi ve Paraguay’ın rakibi oldu.

Dünya Kupası’nda E Grubu’ndaki kritik maçta gruptan çıkma şanslarını sürdüren Japonya ile Danimarka karşı karşıya geldi. Japonya özellikle ilk yarıda oynadığı futbolla Danimarka’yı dağıtırken, maçtan 2-0 galip ayrıldı.

Maç boyunca çok koşan Japonya, her topa 2 kişi basarak maçı ne kadar istediğini gösterdi. Maçın 17. dakikasında Japonya aradığı golü buldu. Honda yaklaşık 35. metreden kullandığı serbest vuruşu direk kaleye gönderdi ve kaleci Sorensen’i avladı.

Danimarka henüz bu golün etkisini atlatamamışken, 29. dakikada bu kez Endo sahneye çıktı. Kazanılan serbest vuruşta herkes Honda’nın vurmasını beklerken, Endo güzel bir plaseyle topu ağlara yollayarak takımını 2-0 öne geçirdi.

Maçın ikinci yarısında Danimarka Japon defansının yaptığı hatalardan dolayı Tomasson’la iki kez gole yaklaştı ancak skor değişmedi.

Maçın 80. dakikasında Danimarka penaltı kazandı. Penaltıyı kullanan Tomasson vuruşunda kaleci topu kurtardı ancak tecrübeli golcü topu bir kez daha tamamladı ve durumu 2-1′e getirdi. Ancak Japonya maçın böyle bitmesine izin vermedi, Honda’nın getirdiği topta Hokazaki bomboş topu kaleye yolladı ve takımını 3-1 öne geçirdi. Maçta bu sonuçla tamamlandı.

Japonya bu galibiyet sonrası E Grubu’nu 6 puanla kapatarak, ikinci turda F Grubu birincisi Paraguay ile eşleşti.

DANİMARKA: 1 - JAPONYA: 3

Stat: Royal Bafokeng
Hakemler: Jerome Damon (Güney Afrika), Enock Molefe (Güney Afrika), Celestin Ntagungira (Ruanda)

2010 Dünya Kupası E Grubu maçında Danimarka ile Japonya karşılaştı. Galip gelenin üst tura çıkacağı karşılaşmada kazanan, golcü futbolcusu Honda’nın etkili oyunuyla Japonya oldu: 3-1

Danimarka: Thomas Sorensen, Simon Poulsen, Daniel Agger, Per Kroldrup (Dk. 56 Sören Larsen), Lars Jacobsen, Dennis Rommedahl, Christian Poulsen, Martin Jörgensen (Dk. 34 Jakob Poulsen), Thomas Kahlenberg (Dk. 63 Christian Eriksen), Jon Dahl Tomasson, Nicklas Bendtner

Japonya: Eiji Kawaşima, Yuki Abe, Yuji Nakazawa, Tulio, Yuiçi Komano, Yuto Nagatomo, Yoşito Okubo (Dk. 89 Yasuyuki Konno), Yasuhito Endo (Dk. 90 Junichi Inamoto), Makoto Hasebe, Daisuke Matsui, Keisuke Honda

Goller: Dk. 17 Honda, Dk. 30 Endo, Dk 87 Okazaki (Japonya); Dk. 81 Tomasson (Danimarka)
Sarı Kartlar: Dk. 12 Endo, Dk. 26 Nagatomo (Japonya); Dk. 29 Kroldrup, Dk. 48 Poulsen, Dk. 66 Bendtner (Danimarka)

Turgut Özal Irak’dan toprak istemiş

24 Haziran 2010 Yazan kursun  
Kategori Haber, Manşet

Turgut Özal Irak’dan toprak istemiş
Emekli Orgeneral Necati Özgen, bugün bir kez daha gündeme gelen sınır tartışmalarıyla ilgili oldukça ilginç bir iddiada bulundu.

turgut-ozal

Güncelleme:24 Haziran 2010 20:30
Emekli Orgeneral Necati Özgen, 1983 yılında dönemin Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in sınırın değiştirilmesini kabul ettiğini söyledi. İşte o ilginç detaylar;

Artan terör eylemlerinden sonra farklı öneriler dile getiriliyor. Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, yıllar önce gündeme gelen bir öneriyi tekrar gündeme getirerek Türkiye’nin Irak sınırının kaydırılabileceğini söyledi.

Güneydoğu’da yıllarca görev yapan Emekli Orgeneral Necati Özgen, 1983 yılında dönemin Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin ile sınırın kaydırılması için görüşüldüğünü ve Saddam’ın sınırın değiştirilmesini kabul ettiğini söyledi.

Özgen konuyla ilgili şöyle konuştu:

“Sınırın kaydırılması konusu yeni değil. Hudutlardan devamlı giriş çıkışlar oluyor. Bir türlü buna mani olamadık ki çok da iyi koruduğumuz halde ama sınır çok vahşi bir sınır.

1993 yılında sayın Turgut Özal ben Asayiş Komutanı’yken beni çağırdı. Diyarbakır Orduevi’nde görüştük. Bir oda da haritaları açtık, ikimiz başbaşa görüştük. ‘Sınırda karşı tarafta bekleyenler var mı?’ dedi. ‘Karşı da yok. Bizim taraf dolu’ dedim.

“SINIR 10-15 KİLOMETRE YANLIŞ GEÇMİŞ”

‘Ne kadar masraf olduğunu biliyor musun? Ne olacak, ne yapmamız lazım?’ diye sordu. Ben de ‘Sınır yanlış geçmiş. Aşağı yukarı 10-15 kilometre sonra sınır, arazi yapısı yavaş yavaş askeri zirveye ve biraz düzelmeye başlar. Eğer buraya kadar indirebilirsek aynı zamanda buradaki kampları da içine alırız.’ dedim. Kendisi de ‘Sen bunu iyi biliyorsun. Bunu dikkate alalım” dedi.

“SADDAM SINIRLARIN DEĞİŞMESİNİ KABUL ETMİŞ”

Ama 1983 senesinde İçişleri Bakanı Selahattin Çetiner’e Kenan Evren Paşam diyor ki; “Bağdat’a bir heyetle gideceksin, bu mektubu götüreceksin”. O sırada Nüzhet Kandemir Bağdat Büyükelçisi. Saddam’la görüşüyorlar. Saddam “Tamam, çalışmalar başlasın” diyor. Çalışmalar başlıyor sanırım 83’ten sonra hükümet değişiyor, öyle kalıyor.

Sınır 378 kilometre, sınır boyunca yükseklik 3000 metre, 2800 metre, 1500 metre. Ama daha aşağı yok. Dolayısıyla sınır PKK’nın lehine olan bir durum. Terörle mücadelede aşağıda kalmayacaksın. Bu işte daima yukarıda olacaksın. Biz mutlaka askeri zirve olarak aşağı inmemiz lazım. Yalnız aşağı indiğimiz zamanda tarihsel bakımdan hiç bırakmadıkları o kampları da bu çizginin içine almalıyız. Yoksa bir faydası olmaz.”

Maço erkek isterim!

24 Haziran 2010 Yazan kursun  
Kategori Magazin, Manşet

Tuğba Altıntop, yakın arkadaşı Yeliz Öney’le Türkbükü’ndeki Maki Otel’de tatil yapıyor.

Tuğba Altıntop ve Yeliz Öney, Türkbükü’nde kız kıza tatil yapıyor. Sürekli birlikte güneşlenip denize giren ikili, Bodrum’u ve denizi çok sevdiklerini, fırsat buldukça buraya tatile geldiklerini söyledi. “Aşk hayatınız nasıl gidiyor?” sorusuna Tuğba Altıntop, “Hayatımda kimse yok ama bu ileride olmayacak anlamına gelmez” diye cevap verdi. Mankenliğin yanında şarkıcılığı da deneyen Altıntop, ilk albümünde başarılı olamadığını ama ikinci albümünün muhteşem olacağını söyledi. “Rafet El Roman’dan destek alacak mısınız?” sorusunu ise, “Benim Rafet’in desteğine ihtiyacım yok!” diye yanıtladı.

DENiZDE SPOR YAPIYOR
‘Elveda Rumeli’ dizisi bittikten sonra ortalarda görünmeyen Erdal Özyağcılar, Bodrum’da tatil yapıyor. Gölköy’de sezonu açan usta oyuncu, Karianda Beach’te denize girerken görüldü. Özyağcılar yüzerken bir ara dubaya tutundu ve su altında jimnastik yaptı.

GiZEMLi HANIMEFENDi ‘ALÇAKLARDAN’ UÇUYOR
Türkbükü’nün denizi ve karası kadar, havası da sosyete akını altında. Önceki gün, havada mı yoksa karada mı uçtuğu belli olmayan helikopter, tatilcileri çileden çıkardı. Tehlikeli bir biçimde birden alçalıp yükselerek yol alan helikopterin içinde, ismi belirlenemeyen gizemli bir hanımefendi vardı.

BODRUM’UN GÖZDESi
Futbolcu Servet Çetin, Bodrum’da tatil yapan isimler arasında. 15 gündür Türkbükü Maki Otel’de kalan Çetin, sahildeki hanımların gözdesi oldu. Futbolcu iskelede dinlenir- ken etrafını ‘kadınlar çemberi’ sardı. O da bu ilgiye, hanımlarla şakalaşarak karşılık verdi.

Taş atan çocuklar yasasında Öcalan sürprizi

24 Haziran 2010 Yazan kursun  
Kategori Haber, Manşet

Taş atan çocuklarla ilgili TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen tasarıda çocuklara yönelik olmayan düzenlemeler de var. Tasarıya göre, Öcalan artık İmralı’da infaz hakimiyle görüşebilecek
Güncelleme:24 Haziran 2010 13:44
Radikal Gazetesi’nin haberine göre, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen taş atan çocuklarla ilgili tasarı ile disiplin cezalarına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi gerekli görürse hükümle veya tutukluların savunmasını bulundukları ceza infaz kurumunda da alabilecek. Tasarıyla, Abdullah Öcalan’a İmralı’da infaz hakimiyle görüşme yolu açılıyor.

Adalet Komisyonu’nda önceki gün kabul edilen Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nda çocuklara yönelik olmayan düzenlemeler de yer aldı. Tasarı le İnfaz Hâkimliği Kanunu’nda da değişiklik öngörüldü.

Buna göre, cezaevlerindeki disiplin cezalarına karşı yapılan şikâyet üzerine, infaz hâkimleri artık hükümlü ve tutuklunun sözlü olarak savunmasını alacak, talep edilen delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra karar verecek. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatı ile birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilecek.

İnfaz hakiminin gerekli görmesi durumunda, hükümlü veya tutuklunun savunması ceza infaz kurumunda da alınabilecek. Tasarı ile ayrıca, İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun, 2. maddesinde yer alan ‘İnfaz hâkimlikleri, kuruldukları yer adliye binasında görev yapar’ fıkrası da yürürlükten kaldırılıyor. Tasarının yasalaşmasından önce verilen disiplin cezalarına karşı, yasalaşmasından sonra altı ay içinde itiraz edilebilecek.

Komisyondaki görüşmelerde CHP’liler, infaz hâkiminin hükümlü ve tutuklunun savunmasını cezaevinde almasına ilişkin düzenlemeye neden ihtiyaç duyulduğunu, Habur’da yaşananların bu düzenleme ile ilgisi olup olmadığını sordu. CHP ile DTP bu düzenlemenin tasarı metninden çıkarılmasını da istedi. AK Partili üyeler ise, terör örgütü üyelerinin sık sık cezaevinden adliyeye gelme yoluna başvurup bunu istismar ettiklerini ifade ederek, cezaevinde savunma almanın bir zorunluluk değil seçenek olarak yasaya konulmak istendiğini belirttiler. AK Partililer, ayrıca bazı CHP’li üyeler ile de bu konuda özel olarak görüşerek düzenlemeyi desteklemelerini istedi. Bunun üzerine CHP’liler söz konusu hükmün tasarı metninden çıkarılması isteklerinden vazgeçti.

Söz konusu düzenleme başta İmralı’da bulunan Öcalan olmak üzere terör örgütü üyelerini de kapsayacak. Öcalan’a İmralı’da infaz hakimi ile görüşme yolu da açılacak.

Tasarı ayrıca, yürürlükteki TCK uyarınca üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve 10 bin güne kadar para cezası öngörülen göçmen kaçakçılığı suçuna ilişkin yaptırımlar da ağırlaştırılıyor. Tasarı, yasalaştığında, göçmen kaçakçılığı suçu teşebbüs aşamasında dahi kalsa, tamamlanmış gibi ceza verilecek.

Türkiye sular altında

24 Haziran 2010 Yazan kursun  
Kategori Haber, Manşet

Şiddetli yağış İstanbul-Ankara yolunu gece kapattı, otomobillerin içlerine su doldu.
Güncelleme:24 Haziran 2010 10:50
Tüm Türkiye sağanak yağışın etkisi altında. İstanbul’da yağış yüzünden araçlar mahsur kalırken, Kocaeli ve Manisa’da ev ve işyerleri sular altında kaldı.KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI

Meteoroloji kuvvetli yağmurlara karşı uyardı. Yağışların; Marmara’nın doğusu (İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Balıkesir, Bursa ve Bilecik), Doğu Akdeniz (Adana’nın doğu ilçeleri, Osmaniye, Hatay ve Kahramanmmaraş), Orta ve Doğu Karadeniz (Samsun, Ordu, Amasya, Tokat, Trabzon, Giresun, Gümüşhane ve Bayburt) ile Zonguldak, Bartın, Düzce, Sivas, Erzincan, Tunceli, Bingöl, Bitlis, Muş, Malatya, Elazığ, Şırnak, Batman ve Siirt çevrelerinde kuvvetli, Rize ve Artvin çevrelerinde aşırı yağış şeklinde olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara (sel, su baskını, taşkın, yıldırım düşmesi, dolu v.b) karşı ilgililerin ve vatandaşların tedbirli olması istendi.

KOCAELİ SELE TESLİM

Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü bile sular altında kalırken sel sularına kapıldığı tahmin edilen çamura saplanmış 25-30 yaşlarında bir erkek cesedi bulundu. Ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.Mahsur kalanlar yoldan geçen kamyonların damperine binerek kurtulabildi. Sele kapılan bir kişinin cesedi bulundu.

Kocaeli Gebze’nin Mevlana, Gaziler, Beylikbağı, Adem Yavuz, Köşküçeşme, Mimar Sinan, Güzeller ve Arapçeşme mahallelerinde çok sayıda ev ve iş yerini su bastı. Bu mahallelerdeki bazı sitelerde su göletlerinin oluşması nedeniyle vatandaşlar dışarı çıkamadı.

Mahsur kalan vatandaşlar, itfaiye ekiplerince kurtarıldı. Özellikle Şifa Mahallesi’ndeki bir çok ev ile bazı fabrikalar boşaltıldı. Bu arada sele kapılan bir kişinini cesedi sabah saatlerinde bulundu.

İstanbul ve Kocaeli Büyükşehir belediyelerinden bölgeye itfaiye ekipleri gönderildi.

Çayırova Beylikbağı ve Gebze Bayramoğlu mevkilerindeki su baskını nedeniyle D-100 Karayolu’nun Ankara istikameti tamamen ulaşıma kapandı.

Bayramoğlu mevkisinde su baskını sonucu araçlarında mahsur kalan bazı vatandaşlar itfaiye aracından uzatılan merdivenle kurtarıldı.

DİREKSİYONA KADAR SU DOLDU

Bazı vatandaşlar ise, yoldan yoldan geçen kamyonların damperine binerek sele kapılmaktan kurtuldu.

Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü (GYTE) Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Osman Öztürk, GYTE Merkez Yerleşkesi’ndeki laboratuvarlardaki cihazların su baskınına karşı emniyetli yere alınması için akşam saatlerinde enstitüye gittiğini söyledi.

Cihazları emniyetli yerlere aldıktan sonra dönüşe geçtiğini ifade eden Öztürk, ”Kara yolunun Gebze Yeni Mahalle mevkisine geldiğimde bir anda dere patladı ve selin ortasında kaldık. Otomobilimin içine direksiyonuna kadar su doldu. Sonra aracın üzerine çıktım. Benimle birlikte 4-5 araç daha vardı. Sonra yoldan geçen bir tanıdığımıza ait kamyonun damperine yaklaşık 15 kişiyle birlikte binerek kurtulduk” şeklinde konuştu.

MANİSA’DA HAYAT FELÇ OLDU

Manisa’nın Salihli İlçesi’nde 15 dakika süren sağanak yağış hayatı felç etti.

Salihli’de öğle saatlerinde bir anda başlayan şiddetli yağmur sırasında mazgallardan sular yükseldi. Belediye binasının arkasındaki Akgül Otel’in önünde bir metre kadar yükselen yağmur suları nedeniyle otomobiller su içinde kaldı. Binaların giriş katlarında bulunan dükkanlar ve evlerde su baskınları oldu. Bazı binalardaki tahliye borularının yetersiz kaldığı görüldü.

Salihli Belediyesi ekipleri su baskını meydana gelen ev ve dükkanlara yetişmeye çalışırken, meteoroloji yetkilileri gün içinde yine şiddetli yağış olabileceği uyarısında bulundu.

KASTAMONU’DA YILDIRIM CAN ALDI

Kastamonu’nun Taşköprü İlçesi’nde şiddetli yağış yaşamı olumsuz etkilerken, 7 kilometre uzaklıktaki Karapürçek Köyü’nde hayvan otlatıp evine dönen 36 yaşındaki Necati Ilgaz yanında annesi Hayriye Ilgaz olduğu halde yıldırım düşmesi sonucu öldü.

Necati Ilgaz, havada yağmur bulutlarının görünmesi ardından annesi Hayriye Ilgaz ile birlikte köy etrafında otlayan hayvanlarını toplayıp, eve döndüğü sırada şiddetli yağmur başladı. Necati Ilgaz, gök gürültüsü ile birlikte düşen yıldırımın kendisine isabet etmesi sonucu öldü. Annesi Hayriye Ilgaz’ın köylülere haber vermesi üzerine ailesi ve köylüler akın etti. Evli ve 1 erkek çocuk babası Necati ılgaz, gelen savcının incelemesi ardından cesedi Taşköprü Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

ARAÇLARI SÜRÜKLEDİ

Gebze’deki yakınlarını ziyaret ettikten sonra eşiyle İstanbul’a geri dönerken araçlarına sel suları dolan Sevim Ünal ise birden kara yolunu suların kapladığını söyledi.

Hemen yanlarında bulunan ve suda mahsur kalan bir otomobildeki 2 çocuk, 2 kadın ile sürücü ve eşini kurtardıklarını kaydeden Ünal, daha sonra kendi araçlarına da su dolmaya başladığını kaydetti.

Araçlarının üzerine çıktıklarını kaydeden Ünal, kurtardıkları otomobilde bulunanların bir yakınlarıın kamyonuyla geldiğini, kendilerinin de bu kamyona binerek yoldan dışarı çıktıklarını anlattı. Ünal, sel sularının bazı araçları sürüklediğini de sözlerine ekledi.

Ünal’ın da aralarında bulunduğu bazı vatandaşların battaniyeye sarılı şekilde olay yerine çekici gelmesini beklediği görüldü.

Bölgede itfaiye ekiplerinin yaptığı çalışmaların ardından yol ulaşıma açıldı. Balçıkla kaplanan yolu temizleme çalışmaları devam ediyor.

LABORATUVARLAR SU DOLDU

Tuzla ve Çavırova ilçeleri arasından geçen Sazlık Deresi’nin taşması sonucu ise Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Merkez Yerleşkesi’ndeki (GYTE) binalara yaklaşık yarım metre su doldu.

Laboratuvarların büyük çapta hasar gördüğü yerleşkede bulunan bazı binalarda mahsur kalan asistanları itfaiye kepçeyle kurtardı.

Tuzla’daki Aydınlı, Şifa, İstasyon ve Mimar Sinan mahallesinde çok sayıda bodrum ve giriş katlarında bulunan ev ve iş yerleri su altında kaldı.

Su baskınları nedeniyle evlerinde mahsur kalan bazı vatandaşlar, itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı.

Evlerini su basan vatandaşların bazıları kendi imkanlarıyla kovalarla su tahliye çalışması yaparken, itfaiye ekiplerinin ulaştığı adreslerde de motopomp yardımıyla evlere giren su boşaltıldı.

18 KİŞİYİ İTFAİYE KURTARDI

Yağışlar nedeniyle ev ve araçlarında mahsur kalan 18 kişinin itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldığını belirten yetkililer, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ve Yol Bakım Müdürlüğü ekiplerine bağlı 26 araç, 58 motopomp ve 76 personelin görev yaptığını kaydetti.

AKOM yetkilileri yağışların sabaha doğru İstanbul’un Avrupa Yakasında etkili olmasının beklendiğini bildirdi.

Terörün hedefinde kimler var?

23 Haziran 2010 Yazan kursun  
Kategori Haber, Manşet

Geçilmesi planlanan profesyonel ordunun bel kemiğini oluşturacak olan uzman çavuşlar, son dönemde yapılan saldırılarda teröristlerin hedefi haline geldi.
Güncelleme:23 Haziran 2010 12:30
Birbiri ardına yaşanan terör olaylarında Uzman çavuşlar da giderek artan bir oranda, terörün hedefi oluyor. Şemdinli’deki baskının ardından İstanbul Halkalı’daki, servis otobüsünün bombalanması olayında da uzman çavuşlar şehit oldu. Aynı olayda, uzman çavuş Ünal Sarıyağ’ın 17 yaşındaki kızı Buse de teröre kurban gitti.

Profesyonel orduya geçişte önemli rolleri bulunan uzmanlar, en az lise veya dengi okul okulu mezunu olma ve muvazzaflık hizmetini onbaşı ya da çavuş rütbesi ile tamamlayıp, TSK’da kalarak uzman çavuş olabiliyor. Uzman çavuş ve uzman onbaşılara ‘’Uzman Erbaş’’ deniliyor.

Uzman erbaşların Jandarma sınıfında olanlar ise Uzman Jandarma Okullarından mezun oluyor. Uzman Jandarma kaynakları , 18 yaşını bitirmiş ve 24 yaşını geçmeyen en az lise veya dengi okul mezunu erkeklerden ;, muvazzaf askerlik hizmetini yapmış olanlardan ve en az iki yıl içerisinde müracaat edenlerden oluşuyor. Astsubay ve Subaylarda 15 yıl olan mecburi hizmet süresi uzmanlarda 10 yıl olarak uygulanıyor. Her dönem 1100′e yakın Uzman Jandarma mezun oluyor ve kıtalarında göreve başlıyor. Uzman Jandarmalar, Trafik , Olay Yeri İnceleme, Kaçakçılık , Çocuk Suçları, Muhabere, Kriminal, Karakol, İstihbarat, Arama Kurtarma, gibi dallarda da branşlaşıyor.

45 YAŞ SORUNU ÇÖZÜLDÜ

Geçen hafta TBMM’de benimsenen bir kanun ile uzman çavuşların yıllardır süren sorunu çözüldü. Daha önce 45 yaşına geldiklerinde TSK ile ilişiği kesilen e emekli olamayan uzman çavuşlar, Genelkurmay Başkanlığı veya Milli Savunma Bakanlığının uygun gördüğü yerlerde sivil memur olarak istihdam edilecek. Uzman çavuşlar 52 yaşında emekli olma hakları elde edecek. Bu düzenlemeden 17 bin uzman çavuş yararlanacak. TSK’da halen 60 bin uzman çavuş görev yapıyor.

Uzmanların yine de çeşitli sorunları bulunuyor. Eğitim-öğretim süresi ve müfredat Astsubaylar ile aynı olmasına karşın uzman Astsubaylara uygulanan ek göstergelerin 2/3’ü uygulanıyor ve bu nedenle maaşları düşük kalıyor. Önlisans, lisans veya daha yüksek seviyede okul bitiren tüm memurların 1. dereceye yükselme şansı olduğu halde, uzmanlar ise en fazla 3. dereceye çıkabiliyor.
Uzman Erbaşlar, ihtiyaç halinde öğrenim durumlarına göre Astsubay olabiliyor. Uzman Erbaşlar istekli olmaları halinde OYAK’a da üye olabiliyor. Bakmakla yükümlü olduklarının sağlık işlemleri yapılıyor, harp malullüğü, vazife malullüğü veya adi malullük aylığı bağlanabiliyor. Uzman çavuşlar 10’ncu derecenin birinci kademesinden, uzman onbaşılar 11’nci derecenin birinci kademesinden giriş yapıyorlar ve maaş alıyorlar.

komşu eve dönüyor

22 Haziran 2010 Yazan kursun  
Kategori Manşet, Spor

2010 Dünya Kupası B Grubu maçında Yunanistan ile Arjantin karşılaştı. Tangoculara 2-0 mağlup olan Komşu turnuvadan elenirken, Maradona’nın ekibi grubu 3′te 3 yaparak lider bitirdi ve Meksika’nın rakibi oldu.

yunanistan-arjantin-24563_5011

2010 Dünya Kupası B Grubu’nda Arjantin, oynadığı son maçta Yunanistan’ı Demichelis ve Palermo’nun golleriyle 2-0 yenerek 9 puanla grubunu lider bitirdi ve ikinci tur vizesi alarak A Grubu 2.’si Meksika’nın rakibi oldu.

2010 Dünya Kupası B Grubu maçında turnuvanın favorilerinden Arjantin, Yunanistan ile Peter Mokaba Stadı’nda karşılaştı. Arjantin maç boyunca rakibinden üstün bir oyun sergiledi. Güney Amerika temsilcisi, Demichelis ve Palermo’nun golleriyle Yunanistan’ı 2-0 mağlup etti. Arjantin 9 puanla grup lideri olarak bir üst tura çıkarken, Yunanistan 3 puanda kalarak elendi.

İLK YARI

Karşılaşmaya Arjantin çok pas hatası yaparak başladı. Yunanistan ise ilk dakikalarda oyunu kendi yarı alanında kabul etti. Yunanistan savunmasını aşmakta zorlanan Arjantin’de 17. dakikada güzel hareketlerle ceza sahasına giren Aguero, topa kayarak vurdu, ama kaleci gole izin vermedi.

31. dakikada Arkantin bir kez daha Aguero ile gole çok yaklaştı. Messi’nin ortasında kaleciden seken topa Aguero vurdu, ancak top defansa çarparak kornere çıktı. Yunanistan sert savunmasıyla Arjantin’e boş alan bırakmazken, Avrupa temsilcisi zaman zaman rakip kaleye tehlikeli gelse de gol atmayı başaramadı.

Karşılaşmanın ilk devresinde gol sesi çıkmazken, takımlar soyunma odasına 0-0 eşitlikle gitti. İlk devrede Arjantin kaleye 8 şut çekerken, Yunanistan’ın hiç şut çekmemiş olması maçın dikkat çeken notlarından biriydi.

İKİNCİ YARI

Yunanistan ikinci yarının ikinci dakikasında Samaras ile gole çok yaklaştı. Defansın yaptığı hata ile ceza sahası içinde topla buluşan tecrübeli oyuncu, düzgün bir vuruş yapmasına rağmen top yandan auta çıktı.

Arjantin, 77. dakikada Demichelis ile gol perdesini açarken, Palermo 89. dakikada maçın skorunu belirledi: 2-0

Karşılaşma Arjantin’in 2-0′lık üstünlüğü ile sona ererken, Maradona’nın ekibi 9 puanla grup lideri olarak ikinci tura yükseldi.

Arjantin bu sonuçla son 16 takım arasına kaldı ve A Grubu’nu 2. sırada bitiren bir başka Amerika takımı Meksika ile eşleşti.

YUNANİSTAN: 0 - ARJANTİN: 2

Stat: Peter Mokaba
Hakemler: Ravşan İrmatov (Özbekistan), Rafael İlyasov (Özbekistan), Bahadır Koçkarov (Kırgızistan)

Yunanistan: Alexandros Tzorvas, Loukas Vyntra, Vangelis Moras, Sotiris Kyrgiakos, Vassilis Torosidis (Dk. 55 Christos Patsatzoglou), Alexandros Tziolis, Avraam Papadopoulos, Socratis Papastathopoulos, Giorgos Samaras, Giorgos Karagounis (Dk. 46 Nikos Spiropoulos), Kostas Katsouranis (Dk. 55 Sotirios Ninis)

Arjantin: Sergio Romero, Martin Demichelis, Clemente Rodriguez, Nicolas Burdisso, Mario Bolatti, Juan Sebastian Veron, Maxi Rodriguez (Dk. 63 Angel Di Maria), Nicolas Otamendi, Lionel Messi, Sergio Aguero (Dk. 77 Javier Pastore), Diego Milito (Dk. 80 Martin Palermo)

Goller: Dk. 77 Martin Demichelis, Dk. 89 Martin Palermo (Arjantin)
Sarı Kartlar: Dk. 30 Kostas Katsouranis (Yunanistan), Dk. 76 Mario Bolatti (Arjantin)<img

Juventus ve Tottenham onun peşinde

22 Haziran 2010 Yazan kursun  
Kategori Manşet, Spor

serdar-tasci-24442_501

Alman ‘Bild am Sonntag’ gazetesi, Juventus ve Tottenham takımlarının, Alman Milli Takımının kadrosunda yer alan Stuttgartlı futbolcu Serdar Taşçı’ya transfer teklifi sunduğunu yazdı.

“Juventus ve Tottenham Taşçı’nın peşinde” başlığıyla verilen haberde , her iki kulübün de Alman Milli Takımının yedek kulübesinde bulunan Serdar’ı gelecek sezon için transfer etmek istediği belirtildi.

Serdar’ın daha önce, yurt dışında futbol oynamayı düşünebileceğini söylemesine rağmen, Stuttgart kulübü ile 2014 yılına kadar sözleşmesi bulunduğu hatırlatılan haberde, genç futbolcunun transfer bedelinin 15 milyon Euro civarında olmasına karşın, Stuttgart kulübünün, daha önce çoğu kez sakatlanan Serdar’ın daha az bir fiyata takımdan ayrılmasına izin verebileceği görüşüne yer verildi.

İstanbul’u bekleyen felaket

22 Haziran 2010 Yazan kursun  
Kategori Haber, Manşet

Deprem dede Ahmet Mete Işıkara, gelecek 4 yıl içerisinde İstanbul’da deprem olaslığı gerçeğininin kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
isikara

Güncelleme:22 Haziran 2010 22:16
Doğal Afet Sigortaları Kurumunun (DASK) yeni iletişim kampanyası çerçevesinde, Zorunlu Deprem Sigortası’nın önemini anlatmak için DASK gönüllüsü de olan Kızılay Genel Başkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara ve Mahalle Afet Gönüllüleri Taksim Meydanı Gezi Parkı’nda oluşturulan yaşam barakasının inşasına katıldı.

Işıkara, Marmara bölgesinde potansiyel deprem tehlikesinin bulunduğunu belirtti.

DASK’ın yaptığı araştırmalara göre, olası bir İstanbul depreminden sonra halkın yüzde 95′inin hayatta kalacağını dile getiren Işıkara, ancak depremden sonra barınma ve beslenme ihtiyacının ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Işıkara, geçici konutlar ve beslenme konusunda da Kızılay ve sivil toplum kuruluşlarının hazır olduğunu, ancak esas olanın ”daimi konutlara” geçmek gerektiğini söyledi.

Vatandaşların deprem gerçeğine uygun yaşamayı öğrenmesi gerektiğine dikkat çeken Işıkara, 15 milyona yakın insanın yaşadığı İstanbul’da depremin ardından daimi konutlar konusunda sıkıntı yaşanmaması için zorunlu deprem sigortası yapılması gerektiğini vurguladı.

Işıkara, İstanbul’daki olası deprem sonrası barakaların sıklıkla görüneceğini kaydetti.

Bir gazetecinin ”Geçmiş dönemlerde 2010-2014 yılları arasında İstanbul’da olası bir deprem olma olasılığının halen geçerli olduğunu söylemiştiniz. Bu halen geçerli mi?” sorusu üzerine Işıkara, şunları söyledi:

2010-2014 YILLARI ARASINDA
”İstanbul depreminin, 2010-2014 yılları arasında meydana gelebilme olasılığı halen geçerli. ‘Deprem olacak mı?’ sualini sormak yerine, olacak gerçeğini kabul edip, depremle birlikte yaşamak zorundayız. Depremle birlikte yasamamın bir yolu da malımızı güvence altına almaktır. Burada güvenli yapı çok önemli. Malımızı da zorunlu deprem sigortası yaptırarak koruyabiliriz” dedi.

Etkinlikte yer alan DASK Yönetim Kurulu Başkanı İdris Serdar ise amaçlarının bu etkinlik aracılığı ile deprem konusunda ‘halkı bilinçlendirmek ve hazırlıklı hale getirmek, bunun yanı sıra DASK’ın sunduğu zorunlu deprem sigortasını halka tanıtmak ve sigortayı yapmaya teşvik etmek’ olduğunu söyledi.

Depremden sonra hayatın devam edeceğini sözlerine ekleyen Serdar, konutların zorunlu deprem sigortası güvencesi altına alınmasını önerdi.

Serdar, bu şekilde konutlarını koruma altına almayanların, deprem sonrası bu tür baraka tarzı yapılara geçebileceklerine dikkat çekerek, ”Bu sigortayı yaptıranların, DASK’tan alacakları tazminatla hayatlarını belirli bir noktadan sonra daha modern bir şekilde devam ettireceklerinin önemini vurgulamak istiyoruz” dedi.

Mahalle Afet Gönüllüleri, etkinlik nedeniyle inşa edilen barakada, dönüşümlü olarak 3 gün boyunca yaşayacak.

PKK’nın “hayalet bombası” yakalandı

22 Haziran 2010 Yazan kursun  
Kategori Haber, Manşet

Askere kurulan hain tuzaklar artık onlarla kuruluyor. Güvenlik güçleri bu kez işi sağlama aldı, bombaları ele geçirdi.

pkk-bomba

Güncelleme:22 Haziran 2010 20:10
Eylem hazırlığında olan PKK’lıları etkisiz hale getirmek için düzenlenen operasyonda, dedektörle tesbit edilemediği için “hayalet bomba” olarak bilinen amonyum nitrat ve fuel oil karışıkı Anfo adı verilen kilolarca bomba ele geçirildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü, PKK’lıların yeni saldırı hazırlığında olduğununu belirlendiğini belirterek, tüm brimleri uyardı.Hozat 51′inci Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı’na bağlı birlikler tarafından Dervişcemal ve Beyazdağlar Bölgesi’nde eylem hazırlığında olduğu belirlenen kalabalık bir PKK’lı grubun etkisiz hale getirilmesi için hava destekli operasyon başlatıldı.

Operasyonu farkeden PKK’lılar, arkalarında silah ve mühimmatlarını bırakarak kaçarken, bölgede yapılan aramada dedektörle tesbit edilemeyen Anfo adı verilen amonyum nitrat ve fuel oil karışımı kilolarca bomba, C-4 plastik patlayıcı, 3 Kalaşnikof tüfek, pompalı tüfek, bol miktarda mermi, sağlık ve yaşam malzemeleri ele geçirildi.

EMNİYETTEN ÇOK ÖNEMLİ UYARI

Emniyet Genel Müdürlüğü bütün il ve ilçelerdeki birimlerine gönderdiği çok gizli ve ivedi yazısında alınan duyumlar çerçevesinde PKK’nın çok kısa süre içinde eylemlerini daha da artıracağı ve özellikle ilçe merkezlerinde bulunan polis merkezleri ve noktalarına büyük çaplı eylemler düzenleyebileceğini bildirdi.

Bu istihbarat nedeniyle bütün birimlerin bu konuda en üst düzeyde uyarılması ve tedbirlerin en üst seviyeye çıkarılması için hazırlık yapılması istendiği öğrenildi.

ÜST DÜZEY ÖNLEMLER

Emniyet Genel Müdürlüğü’nce yapılan uyarı ve verilen en üst düzey alarm nedeniyle illerde ve ilçelerde özellikle gece saatlerinde polis merkezi ve noktalarında nöbet tutan bütün personelin çelik yelek giymesi zorunlu hale getirildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü, çelik yeleksiz görev yapan personel hakkında derhal yasal işlem başlatılması talebinde bulundu.PKK’nın bu hafta içinde kırsal kesimdeki jandarma ve özellikle ilçe merkezlerindeki askeri ve polis karakol ve noktalarına saldırabileceği istihbaratını alan yetkililer, askeri ve polis merkezlerine takviye yapılmasını istedi.

Özellikle dağlık alandaki tüm jandarma karakollarına özel eğitimli jandarma ve özel harekat kabiliyetine sahip birlikler ve komandolar ile profesyonel birlikler konuşlandırdı.Ayrıca stratejik öneme sahip karakolllara gözetleme ve izleme teknolojik yeni cihazlar yerleştirildi.

Sonraki yazılar »