Balyozda Son Durum
Balyoz soruşturmasında İki asker tutuklandı
Balyoz Planı iddiası soruşturması kapsamında adliyeye getirilen 15 kişiden 5′i savcılık sorgularının ardından serbest bırakılırken, 10′u tutuklanmaları talebiyle mahkemeye gönderildi. Mahkemeye sevkedilen iki muvazzaf asker tutuklandı yedi muvazzaf asker ile bir amekli astsubay serbest bırakıldı. Konya İl Jandarma Komutanı Hüseyin Özçoban ve Jandarma Yarbay Yusuf Kelleli tutuklandı.
Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirilen 15 kişinin soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcıları Mehmet Berk, Ali Haydar ve Bilal Bayraktar tarafından ifadesi alındı. Söz konusu kişilerden 5 muvazzaf asker, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Emekli başçavuş Ertan Karagözlü ve 9 muvazzaf asker ise tutuklanmaları talebiyle nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi.
Bu arada, Merkez Komutanlığı’ndan adliyeye gelen sivil memur ise bir süre burada kaldıktan sonra aynı araçla adliyeden ayrıldı.
Öte yandan serbest kalan 5 kişi, jandarmaya ait sivil plakalı bir minibüsle adliyeden ayrıldı.
Mahkemeye sevkedilen iki muvazzaf asker tutuklandı yedi muvazzaf asker ile bir amekli astsubay serbest bırakıldı.
Balyoz darbe planı soruşturmasının ikinci aşamasında 13 farklı ilde gerçekleştirilen operasyonlarda gözaltına alınan 1′i emekli 17’si muvazzaf subaylar, İstanbul’a getirilerek Merkez Komutanlığı’na teslim edilmişti
Mevlid Kandili SmS
Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun
- Hayır işler, insanı kötü ölümden korur. Gizli sadaka, Allah’ın gazabını giderir. Sıla-i rahim akrabalara iyilikte bulunmak, ömrü uzatır. Bütün hayırlı işler bir çeşit sadakadır. Dünyada hayır ehli olan kimseler, ahirette de hayır ehlidirler. Dünyada münker kötü iş ehli olan kimseler, ahirette de münker ehlidirler. Cennete herkesten önce girecek olan maruf ehli kimselerdir.
- Her müminin, riayet etmesi ve vefalı olması gerekli olan hususlar şunlardır:Din saygısı, edebe saygısı ve sofra saygısı.
- Kardeşliğin daimi olduğu, sevgilerin birleştiği, dostlukların bitmediği yine de mutlu, umutlu ve sevgi dolu,rahmetlerin yağmur gibi yağdığı nice kandillere…
- Kim canı gönülden iman eder, kalbini her türlü günah, nifak ve bozgunculuktan temiz tutar, dili ile doğru ve tatlı konuşur, endişeye düşmeden haline razı olur, doğru ve güzel huylu olursa gerçekten mutluluğa erer.
- Konsun yine pervazlara güvercinler, hu hulara karışsın aminler,mübarek akşamdır, gelin ey Fatihalar, Yasinler…. İyi Kandiller
- Mübarek aylara selam olsun.. Selam olsun ey Mevlit..
- Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbi’ne kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku, Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.
- Oruçlu olan kimse, bir kimsenin aleyhinde bulunmadıkça veyahut eza ve cefa yapmadıkça, ta orucunu bozuncaya kadar ibadetdedir.
- Bu güzel gecelerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize, nuru ahiretinize, sıcaklığı yuvanıza dolsun. Kandiliniz mübarek olsun.
- Duanız kabul, ameliniz makbul hizmetiniz daim olsun. Saadetiniz kaim olsun. Kandiliniz kutlu olsun.
- Dul ve yetimlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden ve gündüzleri oruç, geceleri ibadetle geçiren kimse gibidir.
- Ellerin semaya, dillerin duaya, gönüllerin mevlaya yöneldiği bu mübarek geceni kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.
- Allah’in rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül günesiniz hiç solmasin, yüzünüz aydin olsun, kabriniz nur dolsun, makaminiz Firdevs, dualariniz kabul olsun. Kandiliniz kutlu olsun..
- Bu gece kulun yalvaris ve yakarislarini Yüce Mevla’ya sunacagi ve O’nun sonsuz affindan, merhametinden, iyiliginden bol bol yararlanacagi umut, huzur ve müjde gecesidir. Kandiliniz hayirli olsun!
- Gül bahçesine girenler gül olmasalar da gül kokarlar. Kainatin en güzel gülünün kokusunun üzerinizde olmasi temennisiyle… Iyi Kandiller..
- Yagmur yüklü bulutlar gibi gelen, etegindeki hayir cevherlerini basimiza bosaltan ve bizlere mutluluk veren kandilin, büyüsüne kapilmaniz dilegiyle. Nice kandiller.
- Bin damla serpilsin yüregine, bin tatli mutluluk dolsun günlerine, bin bir hayalin gerçekleri bulsun, her türlü dualarin kabul olsun, kandilin mübarek olsun
Son Durumlar
Emekli Koramiral Öğütçü’nün de aralarında bulunduğu 4 emekli asker ve bir muvazzaf subay tutuklandı; ikisi emekli Tuğgeneral 4 kişi serbest
Balyoz soruşturması kapsamında mahkemeye sevk edilen aralarında emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü’nün de bulunduğu 5 kişi tutuklandı. Mahkeme iki muvazzaf askerden birisini serbest, diğeri ise denetimli olarak serbest bıraktı.
Balyoz darbe planı iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilen emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü, emekli Albay Emin Küçükkılıç, emekli Albay Suat Aytın ve ismi öğrenilemeyen bir zanlı tutuklandı.
2 TUĞGENERAL SERBEST 8 KİŞİ MAHKEMEYE SEVK EDİLDİ
Adliyeye sevk edilen 14 kişiden 6’sı, savcılık tarafından serbest bırakıldı. Serbest bırakılanlar arasında emekli Tümgeneral Ahmet Baki Erdoğan, emekli Tuğgeneral Gaffar Aksu ve emekli Albay Yusuf Ziya Toker de bulunurken, diğer 8 kişi tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.
SAĞLIK KONTROLÜNDEN GEÇİRİLDİLER
Emekli orgeneraller İbrahim Fırtına, Çetin Doğan ve Ergin Saygun ile emekli Oramiral Özden Örnek, sağlık kontrolünden geçirildi.
KUVVET KOMUTANLARI
İstanbul Emniyeti’nde gözaltında bulunan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Özden Örnek ve eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahin Fırtına’nın ifadesi bugün alınanacak.
SORUŞTURMA KAPSAMINDA TUTUKLANANLAR
Soruşturma kapsamında şu ana dek 12 isim tutuklandı:
Tümamiral Ramazan Cem Gürdeniz
Tuğamiral Cem Aziz Çakmak
Emekli Tuğgeneral Mehmet Kaya Varol
Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk
Emekli Tümamiral Özer Karabulut
Emekli Kurmay Albay Ümit Özcan
Emekli Kurmay Albay Ali İhsan Çuhadaroğlu
Emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü
Emekli Albay Emin Küçükkılıç
Emekli Albay Suat Aytın
SAVCILIKÇA SERBEST BIRAKILANLAR
Emekli Tuğamiral Engin Baykal
Emekli Korgeneral Ayhan Taş
Emekli Koramiral Lütfi Sancar
Emekli Kurmay Albay Ahmet Metin Dikici
Emekli Astsubay Arif Erşan
Albay Cengiz Köylü
Emekli Tuğgeneral Gaffur Aksu
Emekli Tümgeneral A. Baki Erdoğan
Cumhuriyette ilk
ESKİ KUVVET KOMUTANLARI GÖZALTINDA
Türkiye bu sabah saatlerinde Cumhuriyet tarihinde bir ilki yaşadı. ‘Balyoz Darbe Planı’ iddiaları kapsamında eski Kuvvet Komutanları gözaltına alındı. Eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Ergin Saygun ve eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan gözaltına alınmasıyla 2002′den bu yana görev yapan mevcut komutan hariç tüm 1. Ordu Komutanları gözaltına alınmış oldu. Daha önce de Ergenekon soruşturması kapsamında eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon gözaltına alınmıştı.
‘Balyoz Darbe Planı’ iddiasıyla ilgili bugün İstanbul, Ankara ve İzmir’de çeşitli adreslere baskınlar düzenlendi. Operasyonlar kapsamında Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına, eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Ergin Saygun ile planın altında imzası olduğu iddia edilen eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan ile çok sayıda muvazzaf ve emekli asker gözaltına alındı. Sabah erken saatlerde başlayan operasyonlar Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşerken, gelişmeler üzerine Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ 3 günlük Mısır gezisini erteledi.
Bu gözaltılarla birlikte Türkiye’de ilk kez kuvvet komutanları gözaltına alınmış oldu. Daha önce Ergenekon soruşturması kapsamında eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur gözaltına alınmıştı.
Gözaltılar ve aramalarla birlikte ortaya çıkan çarpıcı bir detay daha var. Eski 1. Ordu Komutanları emekli Orgeneral Ergin Saygun ve emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın gözaltına alınmasıyla 2002′den bu yana görev yapan mevcut komutan hariç tüm 1. Ordu Komutanları gözaltına alınmış oldu. Daha önce de Ergenekon soruşturması kapsamında eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon gözaltına alınmıştı.
1. Ordu’da darbe hazırlıklarıyla ilgili daha önce çeşitli iddialar gündeme gelmişti. Ergenekon davasının tutuklu sanığı Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Mustafa Balbay’ın günlüklerinde yer alan bir bilgiye göre; dönemin MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’un Balbay’a “1. Ordu darbe hazırlıklarını tamamladı” şeklinde beyanda bulunduğu iddia edilmişti. Balbay’ın günlüklerinde geçtiği öne sürülen bu görüşme notları Ergenekon iddianamesine de girmişti
Fener Bursa Maçı
Ziraat Türkiye Kupası’nda Bursaspor galibiyetinden sonraki 4 maçta galibiyeti unutan ve zirveden düşen Fenerbahçe, yine bir Bursaspor mücadelesiyle çıkışa geçmek istiyor.
Bursaspor maçı sonrası 3 farklı kulvarda 4 mücadeleye çıkan sarı-lacivertliler, 2 beraberlik, 2 yenilgi alırken, Süper Lig liderliğinden de inmek zorunda kaldı. Bu kötü gidişi sona erdirmek ve yeniden kazanmak isteyen Fenerbahçe’nin karşısında, yine Bursaspor var. Son galibiyetini aldığı rakibiyle bu kez Süper Lig’de kozlarını paylaşacak olan Fenerbahçe’de teknik direktör Daum’u en çok düşündüren, sakat oyuncuların çokluğu.
STAT: Şükrü Saracoğlu
SAAT: 20:00
HAKEMLER: Bülent Yıldırım, Cem Satman, Alper Ulusoy, Süleyman Abay
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Deniz Barış, Bilica, Andre Santos, Özer, Cristian, Emre Belözoğlu, Vederson, Alex, Güiza
TEKNİK DİREKTÖR: Christoph Daum
BURSASPOR: Ivankov, Ali Tandoğan, Ömer, İbrahim, Yenal, Volkan, Hüseyin, Batalla, Ergiç, Ozan İpek, Turgay
TEKNİK DİREKTÖR: Ertuğrul Sağlam
Maçı Canlı Dinlemek İçin Radyo RuzgarFM.NeT Girebilirsiniz….
Zirvedeki Kavga?
Zafer Üskül, Balçiçek Pamir’e konuştu
Balçiçek Pamir’le Söz Sende’nin bugünkü konuğu TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Zafer Üskül yaşanan son yargı kriziyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Balçiçek Pamir’in son yargı kriziyle ortaya çıkan tabloyu nasıl değerlendirdiği ile ilgili sorusuna şu cümleyle cevap verdi: “Bu tablo demokrasi yanlılarıyla demokrasiye karşı olanların iktidar savaşını gösteriyor.”
Prof. Üskül programda ayrıca AK Parti’nin yargıyı denetim altına almaya çalıştığı iddialarını yanıtlarken iktidarın, tam tersine elindeki imkanları bile kullanmayarak devretmesinin bunun aksini kanıtladığını şöyle anlattı: “Siyasi iktidar yargıyı denetim altına almak istiyor, bu bir iddia ama somut bir şekilde bir kanıt yok ortada. Bunun böyle olmadığını ben size bir kanıtla göstereyim: Mesela Anayasa’mızın HSYK ile ilgili 159. maddesinde şöyle bir hüküm var: “Adalet Bakanı HSYK’nın ilk toplantısında onaya sürülmek üzere, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, hizmetin aksamaması için hakim ve savcıları geçici yetki ile görevlendirebilir.” Ben bunu çok eleştirdim öğretim üyeliği sırasında çünkü herhangi bir davayı etkilemek istediğinizde hakimle temas kurarsınız bir tepki gösterirse hakimi geçici görevle gönderirsiniz başka bir yere, yerine başka bir hakim görevlendirilir. Bu oldu. Özal döneminde bu yetki kullanıldı. AK Parti döneminde benim bilgim dışımda olabilir ama kullanıldığını hatırlamıyorum. Bu hüküm HSYK’nın 20.maddesinde de var sanırım ama AK Parti 2005 yılında HSYK’nın 115. maddesini değiştirmiş. Orada Adalet Bakanlığı’na verilen bu yetkiyi Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcısı kullanır biçiminde bir değişiklik yapmış.AK Parti’nin Adalet Bakanı bu yetkiyi kullanmıyor bunu savcıya veriyor. Doğrusu da bu.”
Prof. Üskül anayasa değişikliği ile ilgili değerlendirmelerini anlatırken yargının buna direnç gösterdiğini de anlattı: En küçük bir olayda Anayasa değişikliğinde Türkiye’de yer yerinden oynuyor. Türkiye AB’ye aday bir ülkedir. AB standartlarına uygun olmayan başka bir Anayasa yapamaz Türkiye, istese de yapamaz, yoksa dışlanır. Türkiye bunu yapmıyor değil yapıyor ama bir direnç de var, şu sıralar yargıda bu direnç görülüyor.”
Prof. Üskül, Türkiye’de yaşanan son krizin de kurumların görev ve yetki alanlarından çıkmalarından kaynaklandığını söyledi: “Avrupa ülkeleri demokrasilerinde belirli bir olgunluğa eriştiler. Dolayısıyla yargı organından veya herhangi bir kurumdan kaynaklanan sorunlar yaşanmıyor, siyasetçinin görev alanı belirli ne yapacağını biliyor ve yapıyor. Öbür kurumlar da kendi görev alanlarında çalışmalarını sürdürüyorlar ancak her hangi bir kurum kendi görev ve yetki alanının dışına çıktığı anda sorun ortaya çıkıyor. Türkiye’de de ne yazık ki bunu çok sık yaşıyoruz. İster istemez karşılaştırma yapacağız çünkü bizim hedefimiz o gelişmiş demokrasi standartlarına ulaşmak değil mi
Fener Avlandı…!
UEFA Avrupa Ligi 2. tur karşılaşmasında temsilcimiz Fenerbahçe, Fransız ekibi Lille’ye deplasmanında 2-1 mağlup olmaktan kurtulamadı.
Maça oldukça etkili başlayan ev sahibi Lille, henüz 3. dakikada Balmont’un golüyle 1-0 öne geçti.
Ancak erken yediği golden sonra toparlanan Sarı-Lacivertliler, 5. dakikada Vederson’un muhteşem golüyle 1-1′lik eşitliği yakaladı.
Ev sahibi ekip özellikle genç oyuncusu Eden Hazard ile Fenerbahçe kalesine zor anlar yaşatırken, Sar-Lacivertli ekip ise Alex’in derin paslarında Guiza ile etkili olmaya çalıştı.
35. dakikada Alex’in pasında kaleciyle karşı karşıya kalan Guiza, topu tekrar Alex’e atmak isterken pasın şiddetini iyi ayarlayamayınca Sarı-Lacivertliler yüzde yüzlük bir golden oldu.
İlerleyen dakikalarda temsilcimiz Fenerbahçe savunmasında büyük hatalar yapsa da rakip Lille bu hataları değerlendiremeyince ilk yarı 1-1′lik eşitlikle sona erdi.
İlk yarıya olduğu gibi ikinci yarıya da çok etkili başlayan ev sahibi ekip, 50. dakikada Deniz’in büyük hatasıyla Frau’nun attığı golle maçta tekrar öne geçmeyi başardı.
Yediği ikinci golden sonra demoralize olan Sarı-Lacivertli ekip orta alanda çok fazla pas hatası yapmaya başladı.
79. dakikada Guiza karşı karşıya kaldığı pozisyonda kaleci Leandreu’yi geçemeyince Fenerbahçe bir golden daha oldu.
İlerleyen dakikalarda Sarı-Lacivertli takımın beraberlik çabaları sonuç vermeyince, Fenerbahçe sahadan 2-1′lik mağlubiyetle ayrıldı.
STAT: Metropole
HAKEM: Iturralde Gonzalez
LILLE: Landreau, Balmont , Obroniak, Rami, Chedjeu, Emerson, Beria, Mavuba, Dumont, Hazard, Frau,
TEKNİK DİREKTÖR: Rudi Garcia
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Lugano, Bilica, Santos, Vederson, Cristian, Emre, Özer, Alex, Güiza TEKNİK DİREKTÖR: Christoph Daum
Başbakan Sert Konuştu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sheraton Otel’de gerçekleştirilen ABD-İslam Dünyası Forumu’nda konuştu
Konuşmaya, ”Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” sözleriyle başlayan Erdoğan, terörün her türlüsünün ve fark gözetmeksizin terör örgütlerinin lanetlenmesi gerektiğini söyledi.
Terörü besleyen koşulların ortadan kaldırılması için hep birlikte seferber olunması gerektiğine dikkati çeken Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Her alanda adaleti, barışı, hukukun üstünlüğünü ve barışı savunmalıyız. Dünyanın neresinde olursa olsun çocukların öldürülmesi, kadınların öldürülmesi, masum insanların katledilmesi, insan haklarının ihlal edilmesi ve insani değerlerin ihlal edilmesi altını çizerek ifade ediyorum eşit derecede kötüdür.
Aynı gelişmiş dünya, kutuplarda nesli tükenen hayvanları önemsediği kadar, yağmur ormanlarını önemsediği kadar, buzulların erimesini önemsediği kadar çocukların katledilmesini de önemsemelidir. Fok balıklarının avlanması karşısında ayağa kalkan insanlık, fosfor bombalarıyla öldürülen çocukları, vicdanını rahatlatmak amacıyla terörle mücadelenin yan hasarı olarak görürse, bundan tüm insanlığın adalet duygusu telafisi zor şekilde hasar görür.
TÜM İNSANLIĞA SORUYORUM
İşte bunun örneğini Gazze’de yaşadık ve Gazze’de fosfor bombaları atıldı. Bin 500 insan orada öldürüldü. Çocuk, yaşlı, kadın… Bunlar savunmasız insanlar. 5 bin insan yaralandı. Şu anda 5 bin aile çadırlarda yaşıyor. Bundan bir yıl önce donörler toplandı, kararlar alındı. Peki hala alt yapı, üst yapısıyla ilgili Gazze’de en ufak bir çalışma var mı, yok. Ben şimdi sesleniyorum, ey insanlık neredesin, ey yöneticiler neredesiniz? Buraya niçin inşaat malzemeleri giremez, niçin inşaatlar yapılamaz? Bunu nefsime de şahsıma da soruyorum, tüm insanlığa da soruyorum.”
DÜNYANIN GELECEĞİ İÇİN TEHDİT
Erdoğan, uluslararası terörizmin, nükleer silahların yayılması tehlikesinin, yerel ve bölgesel çatışmaların, küresel ekonomik krizin, iklim değişikliğinin ve çevre sorunlarının artık belli ülkeler ve belli bölgeler için değil, bütün insanlık ve dünyanın geleceği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
”Bu tehditlerle mücadele etmek için dayanışma her zamankinden çok daha fazla önem taşıyor” diyen Erdoğan, şöyle konuştu:
”En az bu tehditler kadar, hatta onlardan çok daha önemli olarak kültürler arası çatışma eğilimleri de önümüzde ciddi problem olarak duruyor. Kültürleri, medeniyetleri karşı karşıya getirecek anlayışlar, halklar arasında psikolojik duvarların inşa edilmesine neden oluyor. Son derece sinsi şekilde, alttan alta ırkçılık gibi, anlayışsızlık, ayrımcılık, köktencilik, aşırılık gibi sorunlar toplumlara adeta ölümcül bir virüs gibi nüfuz etmeye çalışıyor. 11 Eylül saldırılarının ardından sadece ABD’de değil, başta Avrupa olmak üzere çok geniş bir coğrafyada topluma, özellikle de gençliğe sirayet ettiğine şahit oluyoruz.
İSLAM VE TERÖRİZM YERLİ-YERSİZ YAN YANA GETİRİLİYOR
Popüler kültür ürünlerinde, örneğin sinema filmlerinde, dizilerde, müzikte, bilişim dünyasında, medyada, fotoğraflarda, karikatürlerde, hatta kimi zaman bilimsel olması gereken yazı, makale ve yorumlarda son derece ince, bilinçaltına hitap eden kültürel karşıtlığın empoze edildiğini üzülerek izliyoruz. İslam ve Müslüman kavramlarının Batı dünyasında olumsuz ve kötüleyici çağrışımlara sebep olacak şekilde üretildiğine şahit oluyoruz. İslam ve terörizm kavramları yerli ve yersiz son derece sorumsuz şekilde yan yana getiriliyor ve bu şekilde ayrımcılık körükleniyor. İslam dünyasında bazı ülkelerin yerel kıyafetleri, sakalları, örtüleri, hatta kullandıkları bazı kelimeler bir terör aksesuarıymış gibi lanse ediliyor. Toplumlara pompalanan antipatiler derin kaygıların ortaya çıkmasına, toplumların birbirine şüpheyle bakmasına sebep oluyor. Güven yerine korku ve şüphenin hakim olduğu bir toplumsal algı oluşuyor.”
Başbakan Erdoğan, bu algıyı besleyen yanlışlıkların veya olumsuz olayların halklardan, kültür ve medeniyetlerden bağımsız şekilde ortaya çıkabildiğini belirterek, ”Amerika Birleşik Devletleri’nde, Avrupa ülkelerinde, hatta başta Türkiye olmak üzere, halkı Müslüman ülkelerde terör eylemleri bu algının oluşmasına da yol açmıştır” dedi.
“HİÇBİR SEMAVİ DİN TERÖRE CEVAZ VERMEZ”
Terör eylemlerinin tüm İslam dünyasını ve tüm Müslümanları kuşatacak şekilde genelleştirilmesinin haksızlık olduğunu ifade eden Erdoğan, bu olayların önemli şekilde mağdurunun yine Müslümanlar olduğunu vurguladı.
Erdoğan, münferit olaylardan yola çıkarak Müslüman isimlerin, İslami değerlerin, İslam ülkelerinin tümden töhmet altında bırakılmasının da aynı şekilde yanlış olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
”Zira hiçbir semavi din terörü teçhiz etmez, teröre cevaz vermez. Teröre yol açmaz. Irkçılık ne kadar tehlikeliyse, antisemitizm ne kadar tehlikeliyse, ayrımcılık ne kadar tehlikeliyse İslamifobia da en az o kadar tehlikelidir. Çünkü diğer ayrıcılık türleri gibi İslamifobia da bir ırkçılık türüdür, bir insanlık suçudur. Akıl ve vicdan sahibi bütün insanlar ayrımcılık ve ırkçılığın her türüne yek vücut halde karşı durmalıdır. Dünyada hiçbir terör eylemi ve terör örgütü o eylemi yapanların ya da o örgütün mensuplarının dini inançlarıyla değerlendirilmezken maalesef bazı terör eylemlerinin ardından 1,5 milyarı aşkın nüfusa sahip İslam dünyası hedef gösterilmekte, rencide edilmektedir. Bu bakış açısının, yani İslamifobianın son derece tehlikeli olduğunu bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum.
Sorumluk makamında olanların, özellikle devlet başkanlarının, medya yöneticilerinin, sivil toplum örgütlerinin gittikçe yükselen bu ciddi tehlike karşısında çok daha duyarlı davranmaları gerektiğine inanıyorum. Terörle mücadele yapılırken hedefin saptırılıp geniş bir kitlenin rencide edilmesi açıkçası mücadeleyi de zaafa uğratacaktır. Hiç ama hiç alakası olmadığı halde adından kıyafetlerinden, kullandığı kelime ve kavramlardan dolayı bireylerin farklı muameleye maruz kalması, onları dışlayacak diyalogdan uzaklaştıracak, güvenlerini zedeleyecek ve entegrasyonu engelleyecektir.”
“İSLAM KELİMESİ, BARIŞ ANLAMI TAŞIR”
Başbakan Erdoğan, İslam kelimesinin, ”barış” anlamı taşıdığını ve İslam’ın bir barış ve kardeşlik dini olduğunu vurgulayarak, İslam’ın dayanışma ve paylaşma dini olarak doğduğunu, adalet ilkesi üzerinde geliştiğini, tarih boyunca da kurduğu medeniyetlerin hep sevgi medeniyetleri olduğunu söyledi.
Erdoğan, ”Bundan bin yıl önce, yoksullarla dayanışmak, yolcuları misafir etmek, köleleri özgürlüğe kavuşturmak, hatta göçmen kuşları tedavi etmek için vakıflar kurmuş, köklü ve güçlü sivil toplum modelini ortaya koymuş medeniyetin insan öldürmeyi mazur görmesi asla düşünülemez” dedi.
Asırlar boyunca şehirlerinde insanlar kadar kuşların ve evcil hayvanların barınmasını dert edinen, çevrenin korunmasına azami önem atfeden bir inancın bugün masum sivilleri katletmeyi mazur gördüğünü hiç kimsenin iddia edemeyeceğini belirten Erdoğan, bütün semavi dinlerde olduğu gibi İslam dininde de kul halkı ve mülkiyetin, mahremiyetin korunmasının esas ilkeler olarak her zaman en üst düzeyde gözetildiğini dile getirdi.
Erdoğan, Semerkant’tan İskenderiye’ye, İstanbul’dan Kurduba’ya, İsfahan’dan Fez’e kadar İslam medeniyetinin büyük ve kozmopolit şehirlerinin gerçek manada çoğulcu kültür ürettiklerini, buralarda Musevi, Hristiyan, Müslüman, Hindu ve diğer din mensuplarının bir arada yaşama kültürünün en güzide örneklerin verdiklerini kaydetti
100 bin TL istiyor.?
Başbakan Erdoğan Devlet Bahçeli’den 100 bin TL istiyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulundaki olaylara ilişkin dün yaptığı yazılı açıklamayla kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye 100 bin TL’lik manevi tazminat davası açtı.
Avukatlar Fatih Şahin ve Muammer Cemaloğlu’nun açtığı davanın dilekçesinde, Bahçeli’nin dün yaptığı yazılı açıklamada, ”müvekkilleri Başbakan Erdoğan’ı ağır biçimde suçlayıcı ve aşağılayıcı ifadelerin yer aldığı” kaydedildi.
Bahçeli’nin açıklamasının bazı bölümlerine yer verilen dilekçede, Bahçeli’nin, bu ifadeleriyle eleştiri ve ifade özgürlüğünün sınırlarını aştığı dile getirildi.
”Davalının (Bahçeli), basın açıklamasıyla açıkça hakaret etmeyi, aşağılamayı, müvekkil Sayın Erdoğan’ın kişilik haklarının toplum katında zedelenmesini, müvekkilimizin toplumun husumetine ve kinine maruz kalmasını amaçladığı açıkça ortadadır” ifadesi kullanılan dilekçede, Bahçeli’den 100 bin TL manevi tazminat talep edildi
Aşkın Bilimi
Bilim adamlarından aşk egzersizleri
Amerikan bilim dergisi’nden çiftlerin birbirleriyle duygusal yakınlık kurmasını kolaylaştıran formüller,
Amerikan bilim dergisi “Scientific American Mind”, bilimsel çalışmalara dayanan, eş ya da sevgili ile yakınlaşma sağlayacak “aşk egzersizlerini” listeledi. İşte ilişkilerde çiftlerin birbirleriyle duygusal yakınlık kurmasını




