TEKEL işçileri sorunu

28 Ocak 2010 Yazan kursun  
Kategori Haber, Manşet

Kumlu görüşmenin ardından yaptığı açıklamada hükümetin yeni bir çalışma yapacağını söyledi

Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, TEKEL işçilerinin sorunu ile ilgili olarak, ”Bir çalışmayı gerektiriyor. Bu anlamda önümüzdeki hafta sonuna kadar bu çalışmanın neticesini görünce Sayın Başbakan bizi tekrar çağıracak, oturup değerlendireceğiz” dedi.

Erdoğan ile 45 gündür sokakta, soğukta, ayazda, kadın-erkek, Türk-İş önünde eylem yapan arkadaşlarının sıkıntılarını iki saat konuştuklarını ifade eden Kumlu, Erdoğan’ın Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’ya talimat verdiğini ve onların da görüşmeye katıldıklarını söyledi.

Türk-İş Genel Başkanı Kumlu, ”Onlar da geldiler, beraberce onlarla da müzakere ettik, ne yapılabilirliği konusunda. Tabii bir çalışmayı gerektiriyor. Bu anlamda, önümüzdeki hafta sonuna kadar bu çalışmanın neticesini görünce Sayın Başbakan bizi tekrar çağıracak, oturup değerlendireceğiz” diye konuştu.

ÇALIŞMAYI GÖRMEDEN BİR ŞEY SÖYLEYEMEYİZ

Kumlu, TEKEL işçilerinin sorunu ile ilgili olarak, ”Hükümet tarafından yapılacak çalışmayı görmeden, kendilerinin de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da birşey söylemesinin mümkün olmadığını” söyledi.

Mustafa Kumlu, bir gazetecinin, ”Bugünkü görüşmeden sonra umutlu musunuz?” sorusu üzerine, ”Şu iki saatlik görüşme bile bu işin nasıl yürüdüğünü gösteriyor. Onun için burada ‘umutluyuz, olumlu, olumsuz’ ifadelerini kullanıp, sonradan bir olumsuzluk olursa yanlış anlaşılır. Onun için biz çalışmayı görmeden, bizim de Sayın Başbakan’ın da birşey söylemesi mümkün değil. Çalışmayı gördükten sonra sizlerle tekrar paylaşırız” dedi.

Türk-İş Genel Başkanı Kumlu, ”TEKEL işçilerinin Türk-İş önündeki eylemlerinin devam edip etmeyeceği” yönündeki soru üzerine de şunları söyledi:

”Neticeyi almadan oradaki insanlara birşey söyleyemeyiz. Bu neticeyi aldıktan sonra. Sayın Başbakan’ın onun için ‘üç beş gün içerisinde bu işi halledin’ demesinin nedeni de bu. Yani ‘çalışmayı bitirin’. O çalışmayı gördükten sonra biz arkadaşlarımızla oturup, sizinle, onlarla ‘arkadaş durum bu’, ‘gidin’ mi diyeceğiz, eyleme ‘devam edin’ mi diyeceğiz? Orada belli olacak. Bundan başka söyleyeceğim birşey yok.”

”4C’den geri dönüş var mı?” sorusuna Kumlu, ”4C midir, 4B midir? Mevcut bizim şartlarımızı, bizim düşüncelerimizi biliyorsunuz. Arkadaşlarımızın özlük haklarıyla başka kamu kurum kuruluşlarına aktarılmaları. Ama bu bir maliyet gerektiriyor. Bunların hesabı kitabı yapılacak. 4C mi olacak, 4B mi olacak? Bununla ilgili yorum yapmak yanlış olur” yanıtını verdi.

NETİCE ALMADAN “BIRAKIN” DİYEMİYORUM

Başbakan Erdoğan ile görüşmesinin ardından Türk-İş Genel Merkezine gelen Kumlu, binanın balkonundan işçilere hitaben konuşma yaptı.

Kumlu, 45 gündür eylemlerini sürdüren işçilere sabır ve anlayışlarından dolayı teşekkür etti. Türk-İş olarak herşeyleriyle işçilerin yanında olduklarını ifade eden Kumlu, ”Zaman zaman, ‘Kumlu istifa’ denilmesine rağmen, hiç yadırgamadım. Bu bizim görevimiz” dedi.

Başbakan Erdoğan ile görüşmesinin ardından yaptığı bazı açıklamaların yanlış anlaşıldığını da ifade eden Kumlu, işçilere, ”Görüşmenin neticesini almadan size, ‘Bırakın gidin’ diyemiyorum. Olumlu bir şekilde bu neticeyi alıp sizlerin sağ salim çoluğunuza çocuğunuza kavuşmanızı temin etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

Bu arada, Kumlu’nun Başbakanlık Resmi Konutu’ndan ayrılışı sırasında yaptığı açıklamayı televizyondan takip eden işçiler, hükümet aleyhine slogan attı. İşçilerden bir kısmı açıklamayı tatmin edici bulmazken, bir kısmı ise Başbakan Erdoğan ile Kumlu arasındaki görüşmenin ‘’sorunun çözümü için bir umut ışığı olduğu” görüşünü dile getirdi

Kartalda Gerginlik

25 Ocak 2010 Yazan kursun  
Kategori Manşet, Spor

Kartal’da kongre öncesi duruşma gerginliği!6. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki duruşma Demirören’in canını sıkabilir

Beşiktaş’ta önümüzde hafta yapılacak Olağan Genel Kurul öncesi bugün Sirkeci 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılacak duruşma, Başkan Demirören’in canını sıkabilecek seviyeye geldi.

Beşiktaş’ta 2008 yılında yapılan ve 2007 yılını da kapsayan Mali Genel Kurul’da Başkan Yıldırım Demirören ve yönetim kurulunu ibra etmeyen 5 kongre üyesinin (Altay Altın, Cengiz Sarıkaya, Atilla Odabaşı, Teoman Yıldız, Taşkın Sezgin Mınık) Fulya Projesi ile ilgili olarak açmış oldukları davaya bugün Sirkeci 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde devam edilecek. Bugünkü mahkemenin karar duruşması olması bekleniyor.

Açılan davanın içeriği Fulya Süleyman Seba Projesi’nde çok ucuz kiralama bedelleri ile yüklenici fimaya ihale edilmesi, projenin daha sonra büyütülmesine karşılık Beşiktaş Kulübü’ne düşecek payların yüzde 67 oranında olmamasından dolayı bunların Beşiktaş Genel Kurulu’ndan gizlenerek ibra edilmesi oluşturuyor.

5 kongre üyesinin açmış olduğu dava içeriğinde kulüp yönetiminin açıklamış olduğu bilançoda birçok kaleme itiraz söz konusu.

Haber Yorumları (5)Yorum ekle0.09, turkiyenin tamaminda senin gibi dusunebilme yetisine sahip toplam 1000 kisi olsa ulkenin cok daha yasanilacak bir yer olacagini dusunuyorum. bir besiktas kongre uyesi olarak seni saygi ile selamliyorumMisafir 26/01/10 01:07demirören istifaaaaaaaaMisafir 26/01/10 0:12bjk ‘lı kardeşlerim ben bir spor sever olarak bjk üzerine oynanan oyunun piyonu olmıyacağınızı biliyorum. demirören belki kulübü kötü yönetmiş hatalar yapmış olabilir fakat yerine gelecek olanın tamamen siyasi rant sağlamak için gelmek istediğini göz ardı etmeyin.bjk lıların spor felsefelerinin tamamen hayat felsefelerinden etkilendiği malum, ülkenin sorunlarına espirili yaklaşımındaki gerçeklik ve dürüstlük diğer kulüp taraftarlarınında düşünmeleini tetiklerken taktirlede karşılanıyor.tutuğum takımın rengini açıklarsam yanlış yorumlanacaını tahmin ettiğim için açıklamıyor bjk şans diliyorum

Krizden Krize

25 Ocak 2010 Yazan kursun  
Kategori Haber, Manşet

Belçikalı Bakan’ın Gazze’ye geçişine izin verilmedi…

Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol’a yakışıksız davranışıyla diplomatik kriz çıkaran İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon, Belçika’yla da kriz yaşanmasına neden oldu.

Haftasonunda İsrail’i ziyaret eden Belçika Kalkınma Bakanı Charles Michel, Gazze’ye geçişine izin verilmeyince Ayalon’la görüşerek “Ülkem orada projeler finanse ederken benim Gazze’ye girmeme izin verilmemesinin mantığı yok” dedi.

Bir açıklama yayımlayan Ayalon ise “Bu tür seyahatlerin sadece Hamas’ı güçlendireceği ve ona meşruiyet kazandıracağı” görüşünü savundu.

İsrail’in bu davranışını bugün Brüksel’de AB Konseyi’nin gündemine getiren Michel, basın toplantısı düzenleyerek, İsrail’i “gülünç gerekçelerle” Gazze ziyaretini engellemekle suçladı.

Belçika hükümetinin kendisini Gazze halkıyla biraraya gelmek ve bağlantılar kurmakla görevlendirdiğini anlatan Michel, “Belçika ve Avrupa Birliği’nin ideallerini güçlendirmek için oraya gidecektim” dedi.

Michel, İsrailli yetkililerin kendisine, Mart 2009′dan bu yana Gazze’ye geçişe izin vermedikleri bilgisini aktardıklarını söyledi.

BM yardım kuruluşları aracılığıyla Gazze’de okul inşa etme ve bazı altyapı projelerini yürütme taahhüdünde bulunan Belçika, İsrail’in engellemesi nedeniyle çalışmalara başlayamıyor

Soğuklar Çoğalacak

24 Ocak 2010 Yazan kursun  
Kategori Haber, Manşet

SİBİRYA SOĞUKLARI -20′LERİ GÖSTERECEK

Türkiye asıl şimdi donacak! Haftasonu başlayan yağışlar bu hafta etkisini artıracak. Sıcaklıklar -20′lere inecek!
Sibirya’dan yeni bir soğuk hava dalgası geliyor. Önümüzdeki hafta Çarşamba’ya kadar tüm iç kesimlerde hava sıcaklığı -5 dereceye inecek. Doğu’de ise sıcaklık -20’ye kadar düşecek.

Balkanlar’dan gelerek tüm Türkiye’yi etkisi altına alan soğuk hava dalgasına bir yenisi daha ekleniyor.

Bu kez de Sibirya’dan daha kuvvetli bir soğuk hava dalgası, Kırım üzerinden gelerek etkili olacak.

Yarın kar yağışının zor görüldüğü Karadeniz kıyılarında dahi kar yağışı olacak.

Samsun-Trabzon arasındaki kıyılara yılın ilk karının yağması bekleniyor.

Yarın sıcaklık İstanbul’da -3, Ankara’da -4 dereceye kadar inecek. Her iki kentte de aralıklı kar yağışı yarın devam edecek.

Salı günü yağışın kesilip havanın açmasıyla beraber kuvvetli buzlanma başlayacak.

Bu hafta İstanbul’da gece sıcaklığının en düşük -6 derece, Ankara’da ise -12 derece olması bekleniyor.

Marmara’nın doğusu ve İç Anadolu’da kar yağışı devam edecek.

ÇIĞ RİSKİNE DİKKAT

Yarın en yoğun kar yağışı, Doğu Anadolu’da bekleniyor. Yoğun kar olası çığ riskini de artıracak.

DON VE BUZLANMA

Salı gecesi ise yağışların yurdu terk etmesinin ardından, çok şiddetli don ve buzlanma başlayacak.

Salı ve Çarşamba gecesi Doğu’da gece sıcaklığı -20 dereceye inecek

Maçın Kararı Ne Olacak

23 Ocak 2010 Yazan kursun  
Kategori Manşet, Spor

Beşiktaş İ.Belediye Maçında Son Durum Ne Olacak

Turkcell Süper Lig’de bugün saat 19.00′da başlayacak olan Beşiktaş-İstanbul BŞB karşılaşması öncesinde maçın oynanacağı İnönü Stadı karla kaplanmış durumda. Statta temizleme çalışmaları sürerken maçın iptal edilmeside gündemde.

Beşiktaş-İstanbul BŞB karşılaşmasının hakemi Cüneyt Çakır, yoğun kar yağışı üzerine Beşiktaş İnönü Stadyumu’nda inceleme yaptı. O an itibarıyla zeminin kardan dolayı problemli olmadığı kanısına varıldı. Ancak kar yağışının şiddetini arttırması üzerine müsabakanın hakemi Cüneyt Çakır stat yetkililerine, zemini maç saatine kadar temizleme yetkisi verdi.

Saat 17.00′de İnönü Stadı’nın zemini yardımcılarıyla bir kez daha kontrol edecek olan Çakır, maçın oynanıp oynanmayacağına karşılaşmanın başlama saati olan 19.00′a kadar karar verecek

Başbakandan Tepki

23 Ocak 2010 Yazan kursun  
Kategori Haber, Manşet

Başbakan Erdoğan’dan BALYOZ tepkisi
Kirli planlara asla prim vermeyeceğiz

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara-Kırıkkale bölünmüş devlet yolunun açılışını yaptı. Açılışta konuşan Başbakan Erdoğan, son günlerde gündeme gelen balyoz darbe planlarına atıfta bulunarak, “Tüm Türkiye olarak aramıza fitne sokulmasına fırsat vermeden yolumuza devam edeceğiz. Çetelere, mafyalara, çeşitli kirli planlara asla prim vermeyeceğiz.” dedi.

Başbakan, hükümetin yürüttüğü milli projesinin devam ettiğini, bu kardeşliğin 780 bin metrekarelik vatan toprağında 72 milyon Türkiye vatandaşının elbirliği ile sürdürüleceğini vurguladı. Erdoğan sözlerini, “Aramıza fitne fesat sokmalarına fırsat vermeyeceğiz. Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü’ anlayışı ile yolumuza devam edeceğiz.” diyerek sürdürdü

Ahmet Altanın Yazısı

22 Ocak 2010 Yazan kursun  
Kategori Haber, Manşet

Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan’ın ‘Balyoz Darbe Planı’ ile ilgili yazısı

Bizim Genelkurmay’ın “Balyoz Darbe Planı”yla ilgili yaptığı açıklamayı okudum.
Bu açıklamayı yapan Genelkurmay, bizim belgelerini yayımladığımız “seminerin” varlığını kabul ediyor.
Ve bu seminerde hazırlanan planları sahipleniyor.
“Balyoz Darbe Planı yoktur” demiyor, “öyle planlar yapılmadı” da demiyor ama “öyle planlar yokmuş” izlenimi yaratacak bir üslup kullanıyor.
Şöyle diyor:
“Bu plan seminerine ilişkin olarak ortaya atılan iddiaları, aklı ve vicdanı olan hiçbir kimsenin kabul etmesi mümkün değildir.”
Kilit kelime “iddialar” kelimesi.
Yani ortada bizim yayımladığımız belgeler, krokiler, timler, planlar yok, sadece “iddialar” var.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, böyle bir açıklama yayınlayıp bizim yazdıklarımıza “iddialar” dediğine göre demek ki binlerce sayfalık bu metinleri okudu.
Okuduktan sonra da orada gördüklerine “ordu” adına sahip çıkması gerektiğine karar verdi.
Şimdi Başbuğ’a sormak istiyorum o binlerce sayfalık seminer belgelerini okudunuz mu?
Okuduktan sonra mı savunmaya karar verdiniz?
Savunduğunuz o belgeleri sahiplenerek,
o seminerde işlenen suçları da sahiplendiğinizin farkında mısınız?
Farkında olmalısınız.
Bu açıklamanızla birlikte artık sizi de “kapsayan” bu “iddiaları” bir konuşalım
o zaman.
Birinci Ordu’da “dış tehditler” konulu seminerde bir “darbe planı” hazırlandı, bunun belgelerini yayımlıyoruz.
Bu belgeleri bize o dönemde Birinci Ordu’da görev yapmış bir subay ulaştırdı.
Bizim yayımladığımız belgelerin orijinal metinlerinin hazırlandığı “bilgisayarların” kimlere ait olduğunu gösteren bilgisayar bilgileri de
o CD’lerde kayıtlı.
Biz bu belgeleri ve CD’leri savcılığa da teslim ettik.
Emirlerin üstünde “tarihleri, numaraları, emri verenlerin imzaları” var.
Sizin “aklı ve vicdanı olan kimsenin kabul edemeyeceğini” söylediğiniz o hazırlıklar gerçekten de akla ve vicdana aykırı işler.
Zaten soru da bu.
Akla ve vicdana aykırı işleri planlayan insanları neden orgeneralliğe kadar yükseltiyor ve bu eylemlere daha sonra sahip çıkabiliyorsunuz?
Neden bu belgelerin varlığını kesin bir şekilde yalanlamadan, “yalanmış izlenimi” yaratacak ifadeler kullanıyorsunuz?

Bu kadar ciddi bir olayı “hemen soruşturmak” için harekete geçeceğinize, bunlara “iddia” deyip üstünü örtmeye nasıl cüret edebiliyorsunuz?
Ordunun işlediği bütün suçların üstünün örtülmesine alışkın olduğunuzdan, karşılaştığınız bu “yeni” durumu algılamakta zorlanıyorsunuz sanırım.
Durumu daha “net ve açık” olarak anlamanıza yardımcı olabilmek için “camileri bombalamak” görevini alan “timleri” bugün isim isim açıklıyoruz.
“Camileri bombalama” görevini veren, görevi tarif eden, timleri oluşturan subayların adları emirlerin altında yer alıyor, emirler de onların “bilgisayarlarında” yazılmış zaten.
Buna ne diyeceksiniz?
Cami bombalamak, bizim ordunun “dış tehdide” karşı aldığı bir önlem mi?
Sizin göreviniz, halkı “düşmana” karşı korumak mı yoksa düşmana hiç ihtiyaç bırakmadan kendi halkınızın gittiği camileri bombalamak mı?
Neye sahip çıkıyor, neyi savunuyorsunuz?
(…)
Bir ordu kendi jetini düşürmeyi planlar mı?
Böyle ordu olur mu?
Bakın general, sizinle anlaştığımız tek nokta var, o da, bunların “akla ve vicdana” aykırı olduğu.
Size tavsiyem, akılsız ve vicdansız planları sahiplenmeyin.
Bu belgeleri kendiniz inceleyin, suçluları ortaya çıkartın

Doğal Gaza Zam?

17 Ocak 2010 Yazan kursun  
Kategori Haber, Manşet

Enerji Bakanlığı Müsteşarı Kilci, 2009 yılında 2 defa indirim yapıldığını ama artık ne kadar zam yapılması gerekiyorsa yapılacağını söyledi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci, Türkiye’nin enerjisi kıt bir ülke olduğunu ve enerji fiyatlarının da bu kıtlığı yansıtması gerektiğine dikkat çekerek, ”İçeride lüzumsuz yanan odanın elektriğinin kapatılmasını teşvik etmek için oradaki fazla yanan elektrik (tüketicinin) kendisinin canını acıtması lazım” dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan ve 2009 yılını değerlendiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci, 2009 yılında enerji sektöründe çok önemli gelişmeler yaşandığını, bunların başında da Nabucco Projesinin hayata geçirilmesi için yapılan anlaşma olduğunu söyledi.

Geçen yıl yaşanan bir diğer önemli gelişmenin de Rusya ile ilişkilerin yeni bir boyut kazanması olduğunu belirten Kilci, söz konusu ülke ile gerek doğal gaz, gerek nükleer, gerekse de boru hattı konusunda önemli adımlar atıldığını bildirdi.

Enerji KİT’lerinin nakit sorunu konusunda da önemli adımlar atıldığını anlatan Kilci, bu çerçevede geçen yılın Temmuz ayında 2,2 milyar lira düzeyinde olan TETAŞ’ın özel sektöre olan borçlarının, Aralık sonu itibariyle sıfırlandığını ve gelinen nokta itibariyle enerji KİT’lerinin nakit sorununun tamamen çözülmesinde büyük mesafe alındığını kaydetti.

MÜSTEŞARDAN ENERJİ VERİMLİLİĞİ ELEŞTİRİSİ

Kilci, Enerji Verimliliği Projesinin Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİEİ) tarafından devam ettiğini ve 2009 yılında 40 milyon lira civarında tasarruf sağlandığını bildirdi.

Fakat enerji verimliliğinin ekonomik bir şey olduğunu ve finansman boyutu bulunduğunu, bunun başka şeylerle desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Kilci, şöyle konuştu:

”Örneğin elektriği olması gereken fiyatın çok altında satarsanız verimlilik için yaptığınız bütün çabalar akamete uğrar, bu kaçınılmaz. Bir şeyin sizi tasarrufa ve verimliliğe itmesi için fiyatının kıtlık fiyatını, kıtlık değerini yansıtması lazım. Yani verimliliği sadece ve sadece bir takım kutsal değerler noktasında sağlamanız mümkün değil.

İçeride lüzumsuz yanan bir odanın elektriğinin kapatılmasını teşvik etmek için oradaki fazla yanan elektrik kendisinin canını acıtması lazım. Başka türlü olmaz, bu benim şahsi düşüncem. Belki bu beni antipatik hale getirecek ama bu gerçekleri toplumla açık yüreklilikle paylaşmamız lazım. Yani biz bu fiyatları sokakları bol bol ısıtırız. İnsanlar sigaralarını daha rahat içsin diye. Şimdi verimlilik için binlerce ampul dağıtarak, binlerce liralık maliyete katlanarak bir şey yapmaya çalışırken havayı elektrikle ısıtıyoruz. Bunun verimlilikle ne ilgisi var.”

Türkiye’de bir dönem ısınmada doğal gaz ve elektriğin rekabet edecek hale geldiğini belirten Kilci, kışları çok ılık gecen belli bazı bölgelerde ısınma için elektriğin makul olabileceğini, fakat bunun kapsamı genişlerse burada bir fiyat dengesizliğinden söz edilebileceğini söyledi.

Doğal gazın tamamına yakının ithal edildiğini, elektrik üretiminin de yarısının doğal gaz yoluyla yapıldığına dikkat çeken Müsteşar, Türkiye’nin enerjisi kıt bir ülke olduğunu ve enerji fiyatlarının bu kıtlığı yansıtması gerektiğini vurguladı.

Kilci, ”Bir taraftan doğal gaz ithal ediyoruz, bir taraftan az doğal gazdan al ya da ödeye giriyoruz oradan maliyete katlanıyoruz. Bir taraftan elektriği olması gerekenden daha ucuza satıyoruz oradan maliyete katlanıyoruz. Bir taraftan elektriği geriğinden fazla tüketiyoruz oradan maliyete katlanıyoruz. Şimdi vatandaşa sempatik görünüyoruz. Herkes kullandığı şeyin doğru fiyatını öderse verimliliğin en güzel ilacı bence o” diye konuştu.

ZAM OLUNCA ELEŞTİRİ VAR, İNDİRİME MADALYA YOK

Şubat ayında doğal gaza zam yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soru üzerine Kilci, serbest piyasa ekonomisi gereği zam ne kadar yapılması gerekiyorsa o kadar yapılması gerektiğini, indirim icap ederse de indirim yapılacağını kaydetti.

Doğal gaza yapılan zam eleştirilerine değinen Kilci, ”Nitekim 2009 yılında iki kez ciddi oranda indirim yapıldı, kimse indirim yapıldı diye madalya vermedi” dedi. Kilci, insanların aklında hep zam kaldığını, bunun da artık aşılması gerektiğini söyledi.

Müsteşar Kilci, ”Geçenlerde bir televizyon kanalında kömür zehirlenmesinden vefat eden yeni evli çiftin haberini (2009 yılında doğal gaza astronomik zamlar yapıldığı için faturalarını ödeyemediler, kömür yaktılar, zehirlendiler ve öldüler) diye verildi. Onun bile faturası buna çıktı” diye konuştu.

AFŞİN ELBİSTAN C VE D İHALELERİ

Afşin-Elbistan C ve D termik santral projelerinin önemli projelerden biri olduğunu ifade eden Kilci, 2008 yılında iptal edilen ihalenin ardından boş durmadıklarını bölgedeki kömür rezervlerinin tamamını görünür hale getirdiklerini söyledi.

Metin Kilci, yapılan çalışmalarda orada mevcut başlamış A ve B termik santrallerinin belki 2 katı ölçeğinde bir santral kapasitesinin tespit edildiğini ve bölgeye sadece C ve D termik santralleri değil, yeni santrallerin de yapılma ihtimalinin gündeme geldiğini bildirdi.

C ve D termik santral projeleri için daha önce yapılan iki başarısız ihaleyi ders olarak dikkate aldığını belirten Kilci, şöyle konuştu:

”Tabi sorunlar kolay aşılacak konular değil, örneğin kamulaştırmalar. Orada vatandaşın arazisini kamulaştırıyorsunuz. Bir arsa, araza ama bir de vatan bağımlılığı var. Bir de başka bir şey var tabi. Kamulaştırma olunca dağ başındaki tarladan İstanbul Şişli’deki emlak değerinde devlete bu nasıl satılır hesabı var. Bunlarla uğraşıyoruz.

Fakat ne yapacaksanız yapın bunu çözmemiz lazım. Yani bunu özel sektöre (sen hele bir teklifini ver, ondan sonra nerede kömür çıkarsa kamulaştırmayı da sen yap. Biz parasını veririz, tarifeyle veririz, ya da parasını öderiz) şeklinde yaklaşım yok. Biz kamulaştırmayı yapabildiğimiz kadar yapacağız, yapamadığımızı da belirleyeceğiz. Ayrıca havza ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) planını da çıkartacağız, bu da çok önemli bir şey.”

ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNİN EN TEMEL NOKTASI KÖMÜR OLMALI

Türkiye’nin kömürü bulunduğunu, fakat bu kömürü yakmakta cimri davranıldığını ifade eden Kilci, bu kömürün yakılması gerektiğini söyledi.

Türkiye’de enerji arz güvenliğinin en temel noktasında, nükleerden de önce konulması gereken baz yükün kömür olması gerektiğini vurgulayan Müsteşar, ”Bunun herkes tarafından kabullenilmesi lazım. Evet rüzgarımız, suyumuz var ama benzer ülkelerin yaptığı gibi en fazla yerli olan, dışa bağımlılığımızı en aza indirecek kaynağımızı da en optimum şekilde kullanmak mecburiyetimiz var. Yani ülke olarak sırtımızın en güvenilir kaynağa dayanması lazım” diye konuştu.

Yeni teknolojilerle kömürün havayı kirletme düzeyinde önemli azalmalar olduğunu ifade eden Kilci, çevre duyarlılıklarını maksimum düzeyde tutmak kaydıyla kömürün yakılması gerektiğini vurguladı.

AL YA DA ÖDE FATURASI

2008 ve 2009 yıllarında ”al ya da öde” (take or pay) anlaşmaları çerçevesinde alınamayan doğal gaz bulunduğunu belirten Müsteşar Kilci, henüz net rakamların ortaya konulmadığını ancak İran’a 700 milyon dolara yakın bir tutarda al ya da öde yükümlülüğü doğduğunu bildirdi.

Al ya da öde yükümlüğünün uzun süreli kontratların doğasında olan bir şey olduğunu ve bu paranın boşa verilmiş olmayacağını anlatan Kilci, şöyle konuştu:

”Bu paranın önümüzdeki 5 yıl içerisinde alacağımız gazla telafi edilmesi mümkün. Bir bakıma ileride alacağınız gazın parasını peşin ödüyorsunuz. Al ya da öde yükümlülüğü denilen şey bu. Yani siz bu parayı zarar hanesine yazmıyorsunuz. Peşin alınmış bir gaz bedeli gibi düşünebilirsiniz. Ancak tabi 3 yıl sonra ödeyeceğiniz parayı bugünden ödemenin bir finansman boyutu var. Bir yönüyle sıkıntı tabi.

BOTAŞ’ın 2009 yılında Rus gazı için al ya da öde yükümlülüğüne düşmediğini, fakat bunun bu yükümlülüğün bu tür sözleşmelerin doğal gaz piyasasının doğasında olan bir şey olduğunu vurgulayan Kilci, Rusya ve İran gibi tedarikçi ülkelerle al ya da öde miktarının ötelenmesi konusunu görüşeceklerini de sözlerine ekledi..

AZERİ GAZININ FİYATI ARTACAK

Azerbaycan’dan gelen doğal gaz fiyatının artmasını beklediklerini, çünkü fiyat revizyonuna ilişkin anlaşmanın bir maddesi bulunduğunu belirten Kilci, ”Anlaşmamız sonuçlanmadı ama belli bir miktar atmasını bekliyoruz. Karşı taraf beklentilerini herhalde fiyatlarına yansıtacak” dedi.

YENİLEBİLİR ENERJİ ALIM FİYATLARI

Kilci, yenilebilir enerjide devletin alım fiyatlarının yetmediğini düşünmediğini ve yatırımları yapmaya yetecek kadar iyi fiyatlar olduğunu düşündüğünü bildirdi.

NABUCCO PROJESİ

Nabucco Projesiyle ilgili gelişmeleri de paylaşan Metin Kilci, şu anda anlaşmaların tartışıldığını ve çok küçük bir iki hususun kaldığını kaydetti.

Bütün ülkelerin anlaşmayı imzaladığını, Türkiye’nin de çok yakın zamanda imzalayacağını bildiren Kilci, ”Vergi ile ilgili bir husus var, onu aştıktan sonra imzalayacağız. Ulusal Nabucco Şirketinin kurulması işi var o da zaten bir günlük mesele” dedi

Internet Explorer Sakıncası

17 Ocak 2010 Yazan kursun  
Kategori Manşet, Teknoloji

Tehdit Altında Olabilirsiniz….

Internet Explorer kullanıcıları korsan saldırılarına karşı uyarıldı. Almanya Federal Enformasyon Teknolojileri Güvenliği Dairesi, Internet Explorer’ı tercih edenlerin bilgisayarlarının siber korsan saldırıları sonucu zarar görmesine de hazırlıklı olması konusunda uyardı. Zira bilgisayar korsanları manipüle ettikleri bir web sayfası aracılığıyla Internet Explorer kullanan bilgisayarları tahrip edici bir yazılım gönderebiliyor.

Bu yüzden kullanıcılara Internet Explorer’deki güvenlik açığı giderilene kadar, Firefox ya da Safari gibi alternatif tarayıcılar kullanılması önerildi.

Microsoft – Google işbirliği

Güvenlik açığı Explorer’in Windows’un XP, Vista ve Windows 7 sürümlerini kapsıyor. Microsoft’tan yapılan açıklamada, şimdiye kadar Internet Explorer kullanan bazı kurumların siber saldırılara maruz kaldığı belirtildi. Microsoft, sorunun giderilmesi için çalışmaları sürdüğünü duyurdu.

Microsoft, Internet Explorer’daki güvenlik açığının giderilmesi için arama motoru Google ile işbirliği yapıyor. Deutsche Welle’nin haberine göre, Google geçtiğimiz günlerde Çin’de internet korsanlarının siber saldırılarına maruz kalmıştı. İnternet arama motoru Google insan hakları aktivistlerinin Gmail hesaplarına siber saldırı düzenlemekle suçladığı Çin yönetimini uyarmış ve bu ülkedeki faaliyetlerini sonlandırmakla tehdit etmişti.

ABD şirketleri saldırı altında

Gmail hesaplarına yönelik saldırıların ardından ABD’li bazı büyük şirketlere daha siber saldırılar düzenlendiği haber veriliyor. Adobe Systems ve Juniper Networks’un yanı sıra Yahoo da sistemlerinin korsanların yoğun saldırısına maruz kaldığını bildirdi. Güvenlik uzmanları şimdiye kadar 30′dan fazla kurumun bilgisayar korsanlarının saldırısından mustarip olduğunu belirtiyor