Kart Düzenlemesi
Kart limitleri istenmedikçe arttırılmayacak ve faiz oranları düşük tutulacak
Hükümet, bankaları ve kredi kartı şirketlerini, “Tüketicileri ödeyemeyecekleri borçlara sokmamaları” konusunda uyardı.
Küresel ekonomik krizden en çok etkilenen ülkelerden biri olan İngiltere’de hükümet, mevcut borçlanmalar üzerinden faiz oranlarının ve tüketicinin onayı olmadan kredi kartı kullanım limitlerinin artırılmasının durdurulmasını istedi.
İngiltere’nin Tüketimden Sorumlu Bakanı Kevin Brennan, İngiliz yayın kuruluşu BBC’ye yaptığı açıklamada, “Kredi kartı şirketlerinin tüketicilere kafa karıştırıcı ve karmaşık ödeme koşulları dayatmaları ya da gerekli açıklamaları yapmadan faiz oranlarını yükseltmeleri kabul edilemez” dedi.
Hükümet, konuya ilişkin alacağı önlemler çerçevesinde, kartların minimum limit borçlarının değil, yüksek nakit çekimlerinin ve en pahalı borçların ödenmesinin öncelikli olmasını sağlayacak.
Ayrıca, her ay kredi kartlarının minimum borç ödeme miktarları artırılacak ve kredi kartı limitlerinin tüketicilerin onayı olmadan artırılması yasaklanacak. İngiliz hükümeti ayrıca, borçlar üzerindeki faiz oranlarının artışını kısıtlamayı veya yasaklamayı da planlıyor.
Kredi kartlarıyla ilgili alınacak bu önlemler ve hükümetin konuya ilişkin önerileri, ülkedeki tüketici dernekleri tarafından memnuniyetle karşılandı
CNN Uyarıyoruz
Yayıncılık skandalını “habercilik başarısı” gibi sunmaya kalkan CNN Türk’e yanıt
PKK Kongra-Gel Lideri Zübeyir Aydar’ı canlı yayında konuk etmesini eleştirdiğimiz CNN Türk, sözde bir açıklama yaparak dünyanın her yerinde ‘skandal’ olarak değerlendirilecek yayınını ‘habercilik başarısı’ gibi sunmaya kalkmış… CNN Türk’ün sapla samanı birbirine karıştırdığı açıklamasına şöyle bir bakalım…
1. CNN Türk diyor ki: Aynı mantıkla hareket edildiğinde Silopi’deki görüntülerin, Kandil’den gelen PKK’lıların Mahmur kampından geliş sürecinin ele alındığı bütün haberlerin de “skandal” olarak nitelendirilmesi gerekiyordu.
Görüldüğü gibi CNN Türk haber ile skandalı ayırd edememekte ısrarcı. Biraz daha açarak anlatalım o halde…
Silopi’de PKK’ların teslim olma süreci haber değeri taşıyan bir olaydır. Ama PKK’lılar teslim oluyor diye Kandil’den terör örgütünün bir başka lideri Murat Karayılan’ı canlı yayına bağlar, konuşturursanız, bunun adı habercilik olmaz, yayıncılık skandalı olur.
Siz ne yaptınız?
Zübeyir Aydar’ı canlı yayına çıkardınız.
Zübeyir Aydar kim?
PKK-Kongra Gel’in kırmızı bültenle aranan lideri..
Zübeyir Aydar teslim oldu veya yakalandı mı?
Hayır.
Siz niye yayına çıkardınız?
Demokratik açılım sürecine verilen molayı yorumlasın diye..
İngiltere IRA liderini canlı yayına çıkarıyor mu?
Hayır.
ABD’de El Kaide liderine canlı yayınla söz hakkı verilebilir mi?
Hayır.
İspanya’da ETA, Fransa’da Korsika Kurtuluş Cephesi liderini canlı yayında konuştururlar mı?
Hayır.
Neden konuşturmazlar?
Çünkü hiçbir ülkenin yayın kuruluşu, kendi ülkesini hedef alan bir terör örgütünün liderini canlı yayında konuk ederek o görüşlerin meşrulaşmasına hizmet etmez.
Bırakın terör örgütü liderini, ırkçılığı savunan bir ismin bile konuşturulması yayıncı kuruluşu haklı protestoların hedefi haline getirir. Bakın BBC’nin başına gelene… Question Time adlı programda Ulusal Parti Lideri Nick Griffin 20 dakika konuşturuldu diye, İngiltere ayağa kalktı. Griffin terörist mi? Hayır. Üstelik hem yerel seçimlere hem de AB seçimlerine katılmış resmi bir partinin lideri. Ülkenin aydınları BBC’yi ne ile suçluyor biliyor musunuz? “İngiltere İngilizlerindir” diyen Griffin’i konuşturarak, ırkçılığı meşrulaştırmakla…
Canlı yayına terör örgütü lideri çıkarmakla, Habur’da yaşanan olayları aktarmak arasındaki farkı anlamamış görünerek, skandalı ‘habercilik’ kılıfına sokmaya çalışan CNN Türk’ü öncelikle ciddiyete davet ediyoruz…
2. CNN Türk diyor ki: Geçmişte de Abdullah Öcalan ile bazı mülakatlar yapıldı.
Evet yapıldı ve yapılabilir de… Ama o mülakatların hiçbiri televizyonda canlı yayında yapılmadı. Röportaj yapan gazeteciler Öcalan ile görüştüler, o röportajları yazı işlerine götürdüler, genel yayın yönetmenlerinin değerlendirmesine sundular ve öyle yayınladılar.
Yayın ilkelerine uygunluğu, haber değeri taşıyıp taşımadığı süzgeçten geçirildi, okura da öyle sunuldu. Bu röportajlarla, bir terör örgütü liderinin canlı yayında konuşmasına izin vermeyi kıyaslamak da sapla samanı birbirine karıştırmanın ikinci örneği…
3. CNN Türk diyor ki: Bizi izlemeye devam etmenizi salık veririz…
Sizi izliyoruz ve gördüğümüz şey şu:
Binmişsiniz bir alamete, gidiyorsunuz kıyamete… Kendinizle beraber bari yayın dünyasına ve memlekete de zarar vermeyin diye iyi niyetle uyarıyoruz
Bayrak Krizi
Bakü’de şehitlikte indirilen Türk bayrakları yeniden asıldı..
Türkiye-Ermenistan maçında stada Azerbaycan bayraklarının alınmaması üzerine başlayan ve Bakü’de şehitlikte bulunan Türk bayraklarının indirilmesiyle tırmanan bayrak krizi aşıldı. Şehitlikteki Türk bayrakları yeniden asıldı
Teknolojik Kalkınma
ABD’den Müslümanlara ‘ Teknolojik Kalkınma ‘ fonu
Fon kapsamında milyonlarca dolarlık yardım aktarılacak
ABD’nin, Müslümanlar ülkelerdeki teknolojik kalkınmayı desteklemek için milyonlarca dolarlık bir fon ayırdığı bildirildi.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Başkan Barack Obama’nın, 4 Haziranda Kahire’de yaptığı konuşmada, ülkesinin Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerdeki teknolojik kalkınmayı desteklemek için yeni bir fon oluşturulacağını duyurduğu hatırlatıldı.
Açıklamaya göre, bu taahhüdün hayata geçirilmesi yönündeki bir adım çerçevesinde, Amerikan hükümetine bağlı Denizaşırı Özel Yatırım Kurumu (OPIC), söz konusu ülkelerden seçilecek projelere 25 ila 150 milyon dolarlık katkı sağlayacak bir fon oluşturdu.
Küresel Teknoloji ve Yenilik Fonunun Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki ülkelerde özel sektör yatırımları ve teknolojik büyümenin hızlanması ve desteklenmesine katkı sağlayacağı belirtilen açıklamada, fonun, projeler aracılığıyla teknoloji, eğitim, telekom, medya ve iş hizmetleri gibi alanlarda iş istihdamı ve ekonomik fırsatlar yaratacağı kaydedildi.
OPIC’den yapılan açıklamada da örnek projelerin yeni bilgisayar teknolojisi ve telekomünikasyon sistemlerinin geliştirilmesi ve geniş bant internet hizmetlerine erişimin artırılmasına katkıda bulunacağı ifade edildi.
Projelerin sunulması için son tarihin 30 Kasım olduğu, hangi projelerin seçildiğine dair sonuçların ise gelecek yıl Haziran ayında açıklanacağı bildirildi
Bağış Böyle Yapılır
140 bin dolar veren kadını tam 20 saniye boyunca öptü
Hollywood’un ünlü aktristi Charlize Theron bir bağış kampanyası kapsamında 140 bin dolara bir kadını öptü. ABD’nin San Francisco kentinde OneXOne adı altında düzenlenen partide en yüksek fiyatı veren yabancı bir kadınla sahneye çıkarak dudak dudağa öpüşen, Oscar ödüllü Theron herkesi şaşırttı. Sahneye çıkıpta lezbiyen gösteri için açık arttırma yapan Theron öpüşme için ençok parayı veren kadınla ateşli saniyeler yaşadı.
CHARLİZE THERON GALERİSİ İÇİN TIKLAYINIZ
Oscar ödülünü kazandığı “Monster” (Canavar) filminde de seri katil lezbiyen bir fahişeyi canlandıran Charlize Theron, açık artırmayı 37 bin dolardan başlattı. Theron, bir erkeğin 130 bin dolar teklif etmesinin ardından, “Domuz gribi çok yaygın. Öpüşmek biliyorsunuz ki çok riskli ve ben bu riski göze alıyorum” diye konuştu. Daha bir erkek 135 bin dolar teklif etti. Ancak bir kadının 140 bin dolarlık teklifini kabul eden Theron’un öpüşmesi 20 saniye sürdü. Güney Afrikalı yıldız bu öpüşmeden elde ettiği parayı 2010′da Güney Afrika’da yapılacak Dünya Kupasının hazırlıkları için verecek
Ceylanın Ölüm Nedeni
Ceylan Önkol un ölümünde Son Gelişme
Diyarbakır’ın Lice ilçesi Şenlik köyündeki patlamada 12 yaşındaki Ceylan Önkol’un ölmesiyle ilgili olarak, Lice Cumhuriyet Savcısı’nı ”güvenlik” gerekçesiyle olay yerine götürmeyen jandarma görevlileri hakkında soruşturma başlatıldı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 28 Eylül 2009′da Lice ilçesi Şenlik köyü Paşaçiya mezrası Cemaltepe mevkisindeki patlamada yaşamını yitiren Ceylan Önkol’un ölümüyle ilgili başlattığı soruşturma sürüyor.
Cumhuriyet Başsavcılığı, Lice Cumhuriyet Savcısı Mustafa Kamil Çolak’ı patlamanın ardından olay yerine ”güvenlik” gerekçesiyle götürmeyen jandarma görevlileri hakkında ”adli görevi yerine getirmeme” suçundan soruşturma başlattı.
Soruşturma kapsamında Abalı Jandarma Karakolu komutanı ve bazı görevlilerin ifadelerine başvuruldu.
-SAVCI ÇOLAK HAKKINDAKİ İNCELEME-
Bu arada, DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş’ın suç duyurusu üzerine Adalet Bakanlığınca Lice Cumhuriyet Savcısı Mustafa Kamil Çolak hakkında başlatılan inceleme devam ediyor.
DTP’li Demirtaş, suç duyurusunda, Savcı Çolak’ın patlamadan 3 gün sonra olay yerinde inceleme yaptığını öne sürmüştü.
Demirtaş, Savcı Çolak hakkında ”olay yerine gitmeyerek delillerin kaybına yol açtığı ve etkili soruşturma yürütmeyerek vatandaşlar arasında ayrımcılık duygularının gelişmesine neden olduğu” iddiasıyla soruşturma yapılmasını istemişti.
Önkol ailesinin avukatı Serdar Çelebi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, jandarmanın görevinin o bölgede yaşayan insanların can güvenliğini sağlamak olduğunu belirtti.
Abalı Jandarma Karakolu görevlilerinin cezai anlamda da soruşturmaya tabi tutulması gerektiğini kaydeden Çelebi, şöyle konuştu:
”Bu soruşturma ilk olması nedeniyle umut vericidir. Sorumluların tespiti ve cezalandırılması konusunda böylesi bir soruşturmanın başlatılması gerekiyordu. Burada görevi ihmal suçu da var. Bu nedenle cezai anlamda da bu kişilerin soruşturmaya tabi tutulması lazım. Devlet o görevlilere orada yaşayan vatandaşların can güvenliğini sağlamaları için yetki vermiştir. Herkesin işini iyi yapması lazım.”
-BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ-
Avukat Çelebi, patlamanın ardından delillerin tam anlamıyla toplanmadığını ileri sürdü.
Bilirkişi raporunun olayı bütün detaylarıyla yansıtmadığını savunan Çelebi, ”Rapora itiraz edeceğiz. Daha bağımsız bir bilirkişi heyeti tarafından yeniden rapor hazırlanmalı” dedi.
Raporda, Ceylan Önkol’un ”daha önce araziye atılmış ancak patlamadan kalmış 40 milimetrelik bomba atar mühimmatın elindeki tahrayla vurarak patlaması neticesinde hayatını kaybettiği kanaatine varıldığı” belirtilmişti
Kimse Tavsip Etmez
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, büyük tepki toplayan görüntüleri yorumladı
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ”Son yaşanan olayları kimse tasvip edemez. Geçtiğimiz hafta yaşanan olayları, Türkiye’de gerçekten kimsenin tasvip etmesi mümkün değil. Şehitlerimizin, gazilerimizin bu olaylardan duyduğu üzüntüyü paylaşıyorum” dedi.
Orgeneral Başbuğ, Panora Alışveriş Merkezi’ndeki sinemada, Yönetmen Levent Semerci’nin Irak sınırına yakın bir ilçedeki komando tugayında bulunan 2 bin 365 metre yükseklikteki Karabal Jandarma Karakolu’nu korumakla görevlendirilen bir yüzbaşı komutasındaki 40 askerin hikayesini anlattığı ”Nefes: Vatan Sağolsun” adlı filmi izledi.
Filmin ardından gazetecilere açıklama yapan Orgeneral Başbuğ, terör örgütü üyelerinin teslimi sırasında yaşanan görüntüleri değerlendirdi.
Orgeneral Başbuğ, şunları söyledi:
”Elbette son yaşanan olayları kimse tasvip edemez, kimse. Bu yaşanan olayları, geçtiğimiz hafta yaşanan olayları Türkiye’de gerçekten kimsenin tasvip etmesi mümkün değil. Elbette şehitlerimizin, gazilerimizin bu olaylardan duyduğu üzüntüyü paylaşıyorum. Onların üzüntülerine saygı gösteriyorum. Ama unutmasınlar ki o şehitler verilmeseydi, bu gaziler verilmeseydi bugün acaba Türkiye terörle mücadele noktasında nerede olurdu? Unutmayalım. Bunları unutursak, her şeyden evvel şehitlerimize karşı büyük haksızlık olur, gazilerimize karşı büyük haksızlık olur.”
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, 1990′lı yıllarda, terör örgütünün, Türkiye’nin belirli bölgesini kontrol altına almak, bağımsız devlet kurmak istediğini belirterek, ”Bugün neredeler? Bugün aslında terörle artık bu hedeflerine ulaşamayacağını bölücü terör örgütü anladı. Nerede bugün bağımsız devlet hedefi söyleyenler, bugün niye bunları söyleyemiyor?” dedi.
Orgeneral Başbuğ, Panora Alışveriş Merkezi’ndeki sinemada, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atilla Işık, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Orgeneral Bekir Kalyoncu ile birlikte ”Nefes: Vatan Sağolsun” adlı filmi izledi.
Filmin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Orgeneral Başbuğ, filmin olayları güzel yansıttığını söyledi. Başbuğ, ”Belki de terörle mücadele kapsamında bugüne kadar çekilmiş en güzel filmlerden bir tanesi. Sinema teknik olarak güzel. Oyuncular gerçekten güzel oynamışlar” dedi.
Filmde olayların bir karakolda geçtiğini anlatan Orgeneral Başbuğ, terörle mücadelenin sadece bir karakolla sınırlı olmadığını, operasyonel boyutu da bulunduğunu hatırlatarak, ”İleride aynı grubun operasyonel, kapsamlı bir film çevirebilmesini arzu ederim” diye konuştu.
-”ASKER DE ROBOT DEĞİL, BİR İNSAN”-
Filmin, terörle mücadelenin kolay olmadığı konusunda iyi mesaj verdiğini vurgulayan Orgeneral Başbuğ, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Terörle mücadele zor. Görüyorsunuz. Bizim de daha önceden ifade ettiğimiz gibi insan odaklı, neticede bu terörle mücadeleyi yapanlar sizler, bizler gibi insan ve bunlar genç insanlar. Elbette bir kere şunu iyi anlamamız lazım; Asker de bir robot değil, bir insan. Bunların özel hayatları, değişik şartları var. En önemlisi de bu bir karakol etrafında senaryoya baktığımız zaman kahraman askerler, subay, astsubay, çavuş, onbaşı ve erler, bu mücadeleyi 365 gün 24 saat yürütüyor. Bunun iyi anlaşılması lazım. Mücadele zorluğu 365 gün 24 saat ve insan odaklı.”
-”ŞEHİTLERE BORÇLUYUZ”-
Filmin 1993 yılında geçtiğini, kendisinin 1993-1995 yılları arasında bu bölgede görev yaptığını ifade eden Orgeneral Başbuğ, vatandaşlardan 1993-1994 yıllarının gazete arşivlerine tekrar göz atmalarını istedi. Orgeneral Başbuğ, şunları kaydetti:
”1993 hatta 1994 ortalarında belki de sonuna kadar gerçekten bu tip çok olaylarla karşı karşıya kaldık. Çok karakol baskınları yaşadık. Hatırlayın, o zamanki teknolojik olanaklar da şimdi sahip olduğumuz oranda değildi. Bugün 2009′a geldiğimizde elbette terör bugün de devam ediyor ama hiç bir zaman 1990′lı yıllarda yaşadığımız boyutta, şiddette değil, olmaz da. Bunu da iddialı ifade ediyorum. O yıllara Türkiye bir daha tekrar geri dönemez. O zaman soralım; Bunu kime borçluyuz? Bu filmde gördüğünüz gibi, görev, vatan ve ülkesi uğruna canlarını feda eden şehitlere borçluyuz. 5 binin üzerinde şehit verdik bu mücadelede.
90′lı yılları bir hatırlayınız, terör örgütü ne istiyordu? Terör örgütü o zaman Türkiye’nin belirli bölgesini kontrol altına almak, ondan sonra olayları geliştirmek, bağımsız devlet hedefi güdüyorlardı. Bugün neredeler? Bugün aslında terörle artık bu hedeflerine ulaşamayacağını bölücü terör örgütü anladı, gördü. Nerede bugün bağımsız devlet hedefi söyleyenler, bugün niye bunları söyleyemiyor?
1990′lı yıllarda şehirlerimizde güvenlik boyutlarını hatırlayın. Terörle mücadele zor, acı, kanlı. Çünkü, bir noktada silahlı mücadele kolay değil. Bence bu filmin benim açımdan en önemli noktası, 90′lı yıllardaki durumu yansıtıyor. 90′lı yıllarda biz bu tabloları gerçekten çok yaşadık. Çok çabuk unutuyoruz. Ama geçtiğimiz yıllarda da bazı büyük terör olaylarını yaşadık, bu da bir gerçek. Ama hiç bir zaman Türkiye’deki yaşadığımız terör olayları 90′lı yılların boyutunda değildir ve o noktaya tekrar geri dönemez. İşte bunlar, bu şehitlerimizin sayesinde oldu, bunları hiç unutmayalım.”
1990′lı yıllarda imkanların daha kısıtlı olduğunu, bugün imkanların daha geliştiğini anlatan Orgeneral Başbuğ, şöyle devam etti:
”Unutmayın, terörle mücadeleyi insan yapıyor. İnsan bu. Etten, kemikten, kandan oluşan bir insan. Bu insan üşüyor, bu insan yaşıyor. Bu insanların kuvvetli tarafları var. Elbette bazen zayıf noktalar da bazen hatalar da oluyor. İnsansınız, bunu kabul etmek zorundayız. Zaten bütün amacımız da her zaman söylediğimiz gibi verdiğimiz eğitimle hata oranını, hata yüzdelerini asgariye çekmek.”
Filmi güzel bulduğunu, olayların güzel canlandırıldığını yineleyen Orgeneral Başbuğ, ”Ama elbette filmde gördüklerimizin hepsi gerçek yaşanan bir durum değil. Mümkün olduğu kadar gerçekleri yansıtmış” dedi.
-ETKİLENDİĞİ SAHNE…-
Filmde en fazla etkilendiği sahnenin sorulması üzerine Orgeneral Başbuğ, ”Çavuş’un, Atatürk büstüyle ilişkisi beni gerçekten çok etkiledi. Gerçek askerimiz bu” diye konuştu.
Filmdeki en güzel noktalardan birinin askerin insani boyutunu yansıtması olduğunu belirten Orgeneral Başbuğ, filmde bulutların da çok güzel kullanıldığını söyledi.
Orgeneral Başbuğ, şöyle konuştu:
”Başta yüzbaşının karakola geldiği zaman erleri motive etmek için konuşmaları gerçekten etkileyiciydi. Çünkü doğrudur, yani orada neticede erleri motive etmeniz, hareketlendirmeniz, duygusal konuşmanız lazım. Etkileyici, çarpıcı konuşmanız lazım. Başlangıçtaki personelle yaptığı konuşmalar gerçekten etkileyiciydi.
İnsani boyutu çok güçlü olan bir film. En basitinden bir terörist yaralıya karşı yapılan. İşte Türk askeri budur. Bu gerçek. Yani Türk askeri, Türk Silahlı Kuvvetleri budur.”
Film ekibini kutlayan Orgeneral Başbuğ, ”İyi hazırlanmışlar, çok uğraşmışlar. Bunun devamını isteriz. Çünkü o kitaplarda film çevrilebilecek boyutta senaryolar var, operasyonlarla ilgili çok hikayeler var” dedi.
Bir gazetecinin, ”O günleri size hatırlattı mı?” sorusu üzerine Başbuğ, ”Evet çok hatırlattı” yanıtını verdi
Kadıköyde Fatih
F.Bahçe, ezeli rakibi G.Saray ı 2 farkla geçerek bir kez daha Kadıköy’de gülen taraf oldu ve zirvede 5 puanlık bir avantaj sağladı
Turkcell Süper Lig’in 10. haftası muhteşem bir mücadeleye ve olaylarla dolu bir derbiye sahne oldu. Fenerbahçe ezeli rakibi Galatasaray’ı 3-1 yenerek haftayı çok önemli bir galibiyetle kapattı. İlk yarısında bir futbol maçından çok uzak kalan ancak ikinci yarıda bir derbi olduğunu hatırlayan mücadelede, Alex’in 2 ve Guiza’nın da son dakikada Galatasaray ağlarını havalandırdığı gecede, Sarı Kırmızılı ekibin tek sayısı Hakan Balta’dan geldi. Fenerbahçe bu sonuçla Galatasaray ile arasındaki puan farkını 5 yaparken liderliğini sürdürdü. Galatasaray ise Bursaspor’un ardından 3. sırada yer aldı. Bir kırmızı kartın çıktığı gecede Keita, Galatasaray’ı 10 kişi bırakan isim olurken Baros’un maçın hemen başında sakatlanması, tribünlerden atılanlar ve futbolcuların kendi aralarındaki tartışmaları zaman zaman derbinin önüne geçen olaylardı.
Fenerbahçe, bu galibiyetle puanını 27 yaparken, Bursaspor 22 puanla haftayı ikinci sırada tamamladı. Averajla 3. sırada kalan Galatasaray’ın da 22 puanı bulunuyor.
-FENERBAHÇE: 3 - GALATASARAY: 1-
Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Hakemler: Bünyamin Gezer, Serkan Gençerler, Tarık Ongun
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan, Bilica, Lugano, Roberto Carlos, Mehmet Topuz, Cristian, Emre, Vederson (Dk. 90 artı 1 Selçuk), Alex (Dk. 76 Dos Santos), Kazım (Dk. 72 Güiza)
Galatasaray: Franco, Sabri, Servet, Gökhan, Hakan, Ayhan, Mustafa, Keita, Elano (Dk. 82 Aydın), Arda (Dk. 57 Kewell), Baros (Dk. 5 Nonda)
Goller: Dk. 12 ve Dk. 53 (penaltıdan) Alex, Dk. 90 2 Güiza (Fenerbahçe), Dk. 56 Hakan (Galatasaray)
Kırmızı Kart: Dk. 74 Keita (Galatasaray)
Sarı Kartlar: Dk. 27 Keita, Dk. 52 Franco, Dk. 61 Nonda, Dk. 86 Ayhan (Galatasaray), Dk. 75 Roberto Carlos (Fenerbahçe)
Heyecanla beklenen 100 yılın derbisinde gülen taraf Fenerbahçe oldu. Sarı Lavicertliler, Kadıköy’de Galatasaray’ı 3-1 yendi. Fenerbahçe bu galibiyetle ezeli rekabette Kadıköy’de yenilmeme serisini 10 maça çıkartmış oldu. Dev derbide kaptan Alex, Fenerbahçe’yi sırtlarken yine uzun zaman konuşulacak bir derbi gecesi yaşandı. Fenerbahçe, Süper Lig’de 27 puanla liderlik koltuğunu bırakmazken Galatasaray ile olan puan farkını 5 yaptı. Sarı Kırmızılı ekip ise 22 puanla Bursaspor’un ardından averaj farkı ile haftayı 3. sırada kapattı.
Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda maça saha içi ve dışı olaylar yine damgasını vurdu. Nefeslerin tutulduğu maç, Fenerbahçe’nin üstünlüğü ile başladı. Henüz maçın 1. dakikasında Milan Baros sakatlandı ve yerini Nonda’ya bıraktı. 12. dakikada Alex sahneye çıktı. Ceza sahası içerisine gelen topu Roberto Carlos üzerinden atlayarak, Alex’e bıraktı. Kaptan, bu fırsatı kaçırmadı ve skoru 1-0′a taşıdı. Galatasaray’ın tutuk bir futbol sergilediği ilk yarıda Kazım Kazım, girdiği birçok pozisyondan faydalanamadı ve ilk yarı bu sonuçla sona erdi.
İkinci yarının başlamasıyla derbide gollerde gelmeye başladı. Alex ceza sahası içinde Leo Franco’yu çalımlamak isterken yerde kaldı. Maçın hakemi Bünyamin Gezer kendinden emin bir şekilde düdüğünü çaldı ve penaltı noktasını işaret etti. 53. dakikada Alex kullandığı penaltıyı gole çevirdi ve skor 2-0′a geldi. Bu golden hemen 4 dakika sonra Sarı Kırmızılı ekipte Hakan Balta, pozisyonu çok iyi takip etti ve köşe vuruşunda yaşanan karambolde topu ağlara yolladı ve skor 2-1′e geldi. Bu golden sonra az da olsun toparlanan Galatasaray, beraberlik golünü aradı ama isteğine ulaşamadı. 74. dakikada Roberto Carlos ile Keita arasındaki mücadelede Keita, Carlos’un yüzüne vurunca Brezilyalı yerde kaldı. Bünyamin Gezer bu pozisyon sonrasında kırmızı kartını Fildişili futbolcuya gösterdi. Bu dakikadan sonra 10 kişi kalan rakibi karşısında ataklarını sürdüren Fenerbahçe, 90+3 dakikada oyuna sonradan Kazım’ın giren Güiza’nın bulduğu golle durumu 3-1′a taşıdı.
Maçın bitiş düdüğü ile beraber ezeli rekabetin 363. randevusunda galip gelen taraf Fenerbahçe oldu
Kolbastıya Devam
Ligde 3 haftadır kazanamayan Trabzonspor, kötü gidişe evinde dur dedi
Turkcell Süper Lig’de 10. hafta açılış karşılaşmasında Trabzonspor, evinde konuk ettiği Kayserispor’u 2-1 mağlup etti.
Bordo-mavili ekibi galibiyete taşıyan goller 36. dakikada Gökhan Ünal ve 45. dakikada Ceyhun Gülselam’dan geldi. Kayserispor’a 19. dakikada Makukula’nın attığı gol yeterli olmadı. Sarı-kırmızılılar, 70. dakikada Ali Turan’ın kırmızı kart görmesiyle maçı 10 kişi tamamladı.
Bu sonuçla Trabzonspor, ligde 3 hafta sonra galibiyetle tanıştı. Bordo-mavililer 15 puana ulaşarak 7. sıraya yerleşti. Kayserispor ise 6 hafta sonra ilk kez mağlup oldu. Konuk takım, 18 puanla 4. sırada kaldı.
-TRABZONSPOR: 2 - KAYSERİSPOR: 1-
Stat: Hüseyin Avni Aker
Hakemler: Cüneyt Çakır, Muhittin Gürses, Nihat Mızrak
Trabzonspor: Sylva, Tayfun (Dk. 79 Serkan), Song, Egemen, Cale, Ceyhun, Colman, Engin (Dk. 28 Selçuk), Yattara (Dk. 28 Umut), Gabriç, Gökhan
Kayserispor: Souleymanaou, Ali Turan, Merter (Dk. 75 Umut), Saidou, Gökhan (Dk. 52 Olembe), Makukula, Aydın, Hakan, Serdar, Mehmet Eren, Furkan (Dk. 52 Troisi)
Goller: Dk. 19. Makukula (Kayserispor), Dk. 36 Gökhan, Dk. 45 Ceyhun (Trabzonspor)
Sarı kartlar: Dk. 31 Colman, Dk. 36 Gökhan, Dk. 41 Gabriç, Dk. 82 Egemen (Trabzonspor)
Kırmızı kart: Dk. 70 Ali Turan (Kayserispor)
çocuk anne oldu
11 yaşında anne oldu
Bebeğin babası 19 yaşında
Bulgaristan’ın Sliven kentinde, 11 yaşındaki bir kız çocuğunun dün 2.5 kilogram ağırlığında bir bebek dünyaya getirdiği bildirildi.
Sliven hastanesinden yapılan açıklamada, çingene asıllı olan kız çocuğunun, bebeğinin 19 yaşındaki babasıyla evlenebilmek için bugün hastaneden taburcu olmak istediği belirtildi.
Özellikle çingeneler arasındaki erken yaşta doğumların nadir olmadığı ve doktorları kaygılandırdığı kaydedildi.
Ülkedeki Burgaz kenti belediyesinin erken yaştaki doğumlarla mücadele edilmesi için acil önlemler alınması önerisinde bulunduğu, bu çerçevede, küçük yaştakilerle cinsel ilişkide bulunmanın yasak olması nedeniyle, kentteki hastanelerin bu türden vakaları polise bildirmek zorunda bulundukları belirtildi.
Sliven kentindeki bu doğum vakasıyla ilgili aynı nedenden ötürü adli soruşturma açılacağı kaydedildi



